YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17930
KARAR NO : 2013/21622
KARAR TARİHİ : 21.11.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 15/11/1981-30/11/1994 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
Dava, davacının 15.11.1981-30.11.1994 tarihleri arasında davalı işyerinde şoför olarak geçen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, istem gibi davanın kabulüne karar verilmiş ise de bu sonuç eksik incelemeye dayalı olup usul ve yasaya aykırıdır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Dosya içeriğinden, davacının davalıya ait işyerinde şoför olarak çalıştığı iddia edilmekle birlikte, davalının üzerine kayıtlı araç olup olmadığı hususları araştırılmadığı gibi, davacının davalıya ait hangi aracı kullandığı ve aracın sınıfına uygun ehliyetinin olup olmadığı hususlarının araştırılmadığı, davalı işyerinden hayali hizmet bildirimlerinin olması nedeni ile … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/201 E sayılı dosyasında ilgililer hakkında dava açılmış olmasına rağmen, ceza dosyası dosya içerisine alınmaksın sonuca gidildiği anlaşılmaktadır. Ayrıca ihtilaf konusu dönemde davalı işyerinin yasa kapsamında olduğu ve dönem bordrolarının 1992 yılına kadar mevcut olmasına rağmen, resmi kayıtlara göre nizalı dönemi kapsar şekilde bordro tanığı dinlenmeksizin sonuca gidildiği görülmüştür. Dinlenen tanık beyanlarının da hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmıştır.
Yapılacak iş, dönem bordrolarında ihtilaflı dönemin tamamında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, bordolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları, yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, davacının hangi aracı kullandığını, kullandığı aracın plakasını, kimin şoförlüğünü yaptığını, aracı kullanırken trafik cezası alıp almadığını, ne taşıması yaptığını araştırmak ve ceza dosyası getirtilerek hayali hizmet bildirimi yapılıp yapılmadığı hususları da yeteri kadar araştırılmak sureti ile toplanan deliller doğrultusunda sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.