YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18194
KARAR NO : 2012/17294
KARAR TARİHİ : 15.10.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı murisi, geç bağlanan ölüm aylığının faizlerinin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava; davacının kızının ölümünden dolayı, mahkeme kararı ile 01.09.2003 tarihinden itibaren almaya hak kazandığı ve toplu olarak ödenen, ancak faizleri ödenmeyen ölüm aylıklarının faizlerinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 7.182,48 TL faiz alacağının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dosyada mevcut kayıt ve belgelerden; İstanbul 5. İş Mahkemesi’nce davacıya 01.09.2003 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanmasına karar verildiği, davacının Kurum’a başvurusu üzerine 01.09.2003 – 21.05.2007 tarihine kadar olan aylıkların toplu olarak ödendiği anlaşılmış, ancak davacının aylıkların ve faizinin ödenmesi için Kurum’a yaptığı başvuruya ilişkin dilekçenin veya ihtarnamenin dosya içerisinde bulunmadığı görülmüştür.
Somut olayda; Kurum’un aylık bağlama işlemi ile ilgili belgelerin getirtilmesi, davacının faiz ile ilgili istemi bulunup bulunmadığının belirlenmesi ve davacıya dilekçesinde belirttiği ihtarnameyi ibraz etmek üzere süre verilmesi için mahkemece verilen ilk kararın bozulduğu, ancak bozma ilamından sonra sadece davalı Kurum’a davacının aylıkların ödenmesi için verilen dilekçe ve diğer belgelerin gönderilmesi için yazı yazıldığı, davacı vekilinden aylıkların ödenmesi için Kurum’a verilen dilekçe ve ihtarnamenin sorulmadığı anlaşılmaktadır.
Bozma ilamından sonra davalı Kurum tarafından gönderilen ve Kurum’un iç yazışmalarına ilişkin olan belgelerden ise; 22.05.2007 – 21.01.2011 tarihleri arası için davacıya 23.173,67 TL ödendiği, daire başkanı adına imzalı belgede bu miktarın yasal faizinin Sigorta Müdürlüğü’nce hesaplanarak davacıya ödenmesi gerektiğinin bildirildiği, 06.01.2011 tarihli “ Ödeme Bildirimi ” başlıklı belgede de 22.05.2007 – 21.01.2011 tarihleri arası için hesaplanan ve davacı adına gönderilen 23.173,67 TL’nin 22.01.2011 tarihinden itibaren PTT Tarsus şubesinden davacı tarafından alınabileceğinin bildirildiği, ancak Kurum tarafından gönderilen bu belgeler arasında 01.09.2003 – 21.05.2007 tarihleri arasındaki aylıkların ödenmesine ilişkin davacının faiz talebinde bulunduğuna dair belge ya da Kurum’un bu dönem için faiz ödenmesine ilişkin bildirimi bulunmadığı, davacının 25.10.2010 tarihli aylıkların ödenmesi talepli dilekçesinde de faiz talebi bulunmadığı, ilgi olarak 24.07.2009 tarihli Çamlıyayla noterliğinden keşide edilmiş ihtarnamenin gösterildiği, ancak söz konusu ihtarnamenin dosya içerisinde mevcut olmadığı anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş; davacı vekiline aylıkların ödenmesi için davalı Kurum’a verildiği belirtilen faiz talebini içerir dilekçe ile ihtarnamenin sunulması için süre vermek, Çamlıyayla Noterliği’nden davacı tarafından keşide edilen 24.07.2009 tarihli ihtarnameyi istemek, davalı Kurum’dan ise 01.09.2003 – 21.05.2007 tarihine kadar olan aylıkların davacıya nasıl ödendiği sorularak ödeme yapılan kurumdan davacının aylıkların ödenmesi talebine ilişkin tüm dilekçe, dekont vs. istenerek aylıkların ödenmesi talebi ya da ödeme sırasında davacı tarafından açıkça faiz talep edilmişse veya davanın ödemeden önce açıldığı anlaşılıyor ise davanın kabulüne karar vermek aksi taktirde davayı reddetmekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuksal olgular gözetilmeksizin, Borçlar Kanununun 63. maddesine yönelik araştırma yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum’un bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 15/10/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.