YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1842
KARAR NO : 2013/8243
KARAR TARİHİ : 29.04.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi, davalılardan … Araştırma Ve Özel Eğitim Merkezi Ltd.Şti. vekilince de duruşmalı temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının Mayıs/2003- Mayıs/2008 tarihleri arası davalı nezdinde anketör olarak kesintisiz çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, kabul kararı verilerek, davacının 31/07/2003-31/05/2008 tarihleri arası davalı nezdinde 1741 gün süreyle çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/8. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Somut olayda, davacının anketör olarak çalıştığı uyuşmazlık konusu değildir. Anketler, herhangi bir ürün ya da hizmet konusunda, kullanıcılar ile tüketicilerin görüş ve önerileri saptanarak üretici kuruluşlara ürün veya hizmetlerini geliştirmeleri için bilgi sağlamak amacına yönelik olarak yapılan çalışmalardır. Söz konusu kuruluşların sahip olacağı bilgiler, anket veya soru formları aracılığıyla toplanıp analiz edildikten sonra müşteriyle paylaşılmaktadır. Anketler, kişilerle yüz yüze yürütülebileceği gibi, telefon yoluyla da gerçekleştirilebilmektedir. Bu anketleri araştırma yapılan alanda uygulayan kişiler anketör olarak adlandırılmakta olup, Anketör; anket işini, araştırma kuruluşunun belirlediği yerde onun tarafından belirlenen zamanda yerine getirmek zorundadır. Davacıya anketör
olarak çalıştığı projelerde anket gideri, yol gideri, il dışı harcırah gideri, yemek gideri, süpervizör gideri, ürün dağıtım gideri, tarama gideri, not tutma gideri, denetimci gideri, yardımcı gideri adı altında ve gider pusulası adı altında muhtelif ödemeler ödemeler yapıldığı, davalı işveren tarafından şirket çalışanlarına imzalatılan “Saha Departmanı Anketör Başvuru Formunun” Saha Departmanı Şartnamesi bölümünün 4. maddesinde; her anketörün sorumlu olduğu bir saha uzmanı olduğu, 6. maddesinde; anketörlerin çalışma ile ilgili tüm talimatları süpervizöründen alacağı ve bu talimatlara eksiksiz uyacakları, 11. Maddesinde; anketörlerin, anketlerini süpervizörün talimatları doğrultusunda belirlenen bölgede ve kotada yapacakları, 23. maddesinde; anketör problemi çözemiyorsa bağlı bulunduğu süpervizörüne durumu bildirerek gerekli yardımı alacağı, 24. madesinde; anketörün bağlı bulunduğu süpervizörüne ulaşamadığı hallerde bölge müdürlüklerine ulaşacakları, bölge müdürlüğüne ulaşamazlarsa … İnternational Merkezine ulaşması gerektiğinin yazılı bulunduğu ve tanık anlatımları ile dava dosyasındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde davacının, mahkemece kabul edilen dönemlerde davalı işverene ait işyerinde hizmet akdiyle çalıştığı açıkça anlaşılmaktadır. Başka bir anlatımla; çekişmeli dönemde, hizmet akdinin ücret, zaman ve bağımlılık unsurlarının gerçekleştiği ortadadır.
Mahkemece yapılacak iş; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.11.2010 gün ve 2010/10-524-605 sayılı kararında da açıkça belirtildiği gibi, mahkemece hizmet akdine dayalı olarak gerçekleştiği kabul edilen tarihler arasındaki çalışmanın tamgün mü, yoksa part-time olarak mı gerçekleştiği belirlenerek, bu bağlamda günlük çalışma saati ve aylık çalışılan gün sayısı hiç bir duraksamaya sebebiyet vermeyecek şekilde tespit edildikten sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan … Araştırma Ve Özel Eğitim Merkezi Ltd.Şti.’ne iadesine, 29/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.