YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18431
KARAR NO : 2012/17902
KARAR TARİHİ : 18.10.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı Kurumun borçlanma işleminin iptaline ilişkin işlemin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
Dava, sigortalının aylığının yurtdışı hizmetlerinin borçlanması ile 4478 USD. ödeyerek bağlanan yaşlılık borçlanma işleminin geçersiz olduğu gerekçesiyle iptali işleminin iptali, ödenmeyen aylıkların ödenmesi ve kabul edilmediği takdirde ödediği 4478 USD. tutarındaki borçlanma bedelinin geri ödenmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulü ile davacının 3201 sayılı yasa gereğince yaptığı borçlanma işleminin iptaline ilişkin işlem ile bu işleme dayanılarak yapılan tüm işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 01/07/1970 – 06/01/1972, 17/04/1972 – 31/01/1982 tarihleri arasında yurddışında geçen 4110 günlük hizmetini 2147 sayılı yasaya göre borçlandığı borcunu ödediği, 09/07/1994 tarihinde yurda kesin dönüş yaptığını bildirerek 01/02/1983-09/07/1994 tarihleri arasında yurddışında geçen 4478 günlük hizmetini de 3201 sayılı yasaya göre 4478 USD doları karşılığı 160.34 TL’yi ödeyerek 14/11/1994 tarihli tahsis başvurusu üzerine 41 gün yurt ici 4110 gün 2147 sayılı yasa borçlanması ve 4478 gün 3201 sayılı yasaya göre borçlanması nazara alınarak 01/12/1994 tarihinde yaşlılık aylığı bağlandığı, Alman sigorta merciinden alınan 09/06/1999 tarihli hizmet cetvelinde davacının 30/04/1994-31/12/1998 tarihleri arasında işsizlik yardımı aldığı belirlendiğinden bağlanan yaşlılık aylığının bağlanış tarihinden iptal edildiği davacının 01/12/1994-18/10/1998 tarihleri arasında ödenen aylıkları yasal faizi ile birlikte 31/05/2000 tarihinde 4.275.81 Tl olarak kuruma ödediği 20/07/2000 tarihinde 59 yaşında olan davacıya Alman Sigorta merciince yaşlılık aylığı bağlandığı, davacının başvurusu üzerine Türkiye’de 41 günlük hizmeti ile 2147 sayılı yasa uyarınca borçlandığı 4110 günlük yurtdışı borçlanması nazara alınarak 10/10/2000 tarihinde yeniden yaşlılık bağlandığı, Anayasa
Mahkemesinin 3201 sayılı yasanın 3. maddesindeki “yurda kesin dönüş şartını kaldıran kararı 06/08/2003 tarihinde yürürlüğe giren 4958 sayılı yasa ile iptal kararına uygun şekilde düzenlendiği, davacının böylece 3201 sayılı yasada kesin dönüş şartını yerine getirmediğinin görüldüğü davalı kurumca ise 24/11/2006 gün 908842 sayılı yazı ile davacının 3201 sayılı yasanın 8. maddesine göre borçlanmasının mümkün olmadığından borçlanmasının iptal edildiği görülmüştür.
3201 sayılı yasa’nın 8. maddesi “Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce veya sonra 30/05/1978 tarih ve 2147 sayılı Kanun ve Sosyal Güvenlik Kanunlarına göre kendilerine veya hak sahiplerine aylık bağlanmış olanlar ile aylık bağlanması için müracaat edip de aylığa hak kazanmış durumda bulunanlar bu kanundan yararlanamazlar” hükmünü içermektedir. Mahkemece 2. bilirkişi raporu alınmış ise de raporlarda çelişki görülmüş 1. rapor kesin dönüş şartının yerine getirilmediği 2. rapor ise 3201 sayılı yasa’nın 8. maddesinin ihlal edilmesi nedeniyle yaşlılık aylığının kesildiği yönünde oluşmuştur. Mahkemece davacının 1994-1998 yılları arasında yurtdışından kesin dönüş yapmadığından bu dönem için borçlanmanın ve bağlanan yaşlılık aylığının iptali kararı yerinde ise de 1982 yılı itibariyle zaten yaş koşulunun eksikliği nedeniyle yaşlılık aylığına hak kazanamadığı ortadadır. Demek ki 2147 sayılı Yasaya göre borçlanması sonucu davacıya bağlanmış yaşlılık aylığı yoktur. Bu sebebe dayalı Kurumun aylık iptali yerinde olmayacaktır. Sonrasında 10/10/2000 tarihinde 2147 sayılı Yasaya göre borçlanma +41 gün üzerinden ( 3201 sayılı Yasanın borçlanma süresi katılmaksızın ) salt bu sürelerle yaşlılık aylığının bağlanıp bağlanmadığı anlaşılmamaktadır.
Bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi sonradan yaşlılık aylığının iptal nedeninin yalnızca 1994-1998 yılları arasında Alman Sigorta merciine tabi yurtdışı çalışması bulunduğu nedenine dayandırılması yerinde bulunduğu yerel mahkemece ve taraflarca da kabul görülmektedir. Hatta bu nedenle davacı sigortalı 1994-1998 dönemine ait yaşlılık aylıklarını Kuruma iade etmiştir. Dolayısıyla bu yıllara ait ve ödenen yaşlılık aylıkları ile ilgili yapılan Kurum işleminde bir isabetsizlik yoktur.
Hemen belirtmek gerekir ki, HUMK 388-389 HMK’nun 297/2 maddesi hükmü gereğince hükmün, sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında ayrı ayrı ve infazda tereddüt yaratmayacak şekilde karar verilmesi zorunludur. Hal böyleyken bir kısım Kurum işlemleri yerinde olduğu halde mahkeme “Kurumca borçlanma işleminin iptaline ilişkin işlem, bu işleme dayanılarak tüm işlemlerin iptaline” şeklinde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 18/10/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.