Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/18455 E. 2012/21391 K. 27.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18455
KARAR NO : 2012/21391
KARAR TARİHİ : 27.11.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, meslek hastalığı sonucu malüliyetinden doğan manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, % 16 mesleki malüliyeti nedeniyle meslek hastalığının oluşumunda davalı işverene izafe edilen kusur oranı ile hakkaniyet indirimi sonrası kaçınılmazlıktan davalı işverene isabet eden kusur oranı da nazara alınarak takdiren 13.120 TL manevi tazminatın 02/12/2010 tespit tarihinden işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir,
Meslek hastalığının ayrı zamanlarda ve değişik işverenlere ait işyerlerinde geçen çalışma sonucu oluştuğunun belirlenmesi durumunda, bu işyeri işverenleri arasında Borçlar Kanununda öngörülen dayanışmalı sorumluluk esasları uygulanamaz. Meslek hastalığına yol açacak biçimde çalışmanın geçtiği her işyeri işvereni bakımından kusur oranlarının ayrı ayrı belirlenmesi gerekir. Meslek hastalığına yol açacak çalışmanın geçtiği belirlenen her işyeri işvereni zarardan kendi kusuru kadar sorumlu olur. Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş görüşleri bu doğrultudadır.
Somut olayda: ayrı zamanlarda ve değişik işyeri işverenlerinde çalışmasının bulunduğu ve anılan işyerlerindeki çalışmaların süresi dikkate alınarak kusur durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile meslek hastalığına yol açan çalışmalarını tamamının ve kısa süreli olanların hesaba katılmadığı, Ana İnşaat Taah. San ve Tic Şti’ndeki çalışmasının dikkate alınmamasına rağmen söz konusu şirketin de kusurlu olduğunu belirten kusur bilirkişi raporunun karara esas alınması isabetsiz olmuştur.
Meslek hastalığının ve buna yol açan nedenlerin tespiti öncelikle tıbbi bir konu olduğundan bunu belirleyecek bilirkişinin de konunun uzmanı olması zorunludur. Hükme dayanak alınan kusur bilirkişi raporu iş güvenliği uzmanı Maden Yüksek Mühendisi tarafından düzenlenmiştir. Oysa olayda sağlıklı bir çözüme ulaşılabilmesi için sigortalıda meslek hastalığının meydana gelmesindeki kusur durumunun; iş güvenliği uzmanı maden mühendisi, hukukçu ve tıp doktoru ile oluşturulacak bir bilirkişi kurulu tarafından düzenlenecek raporla belirlenmesi gereklidir.
Yapılacak iş: öncelikle davalı işyeri ile dava dışı işyerlerinde bulunan davacıya ait şahsi dosya, rapor ve vizite kâğıtları ile Sosyal Güvenlik Kurumundan dava dışı işyerinde geçen çalışma döneminde gördüğü tedavileri ve tüm tedavi evraklarını da içerir biçimde sigorta dosyasını getirtmek, meslek hastalığına yol açabilecek çalışmanın geçtiği işyerlerindeki çalışma süreleri ve işyeri koşullarına göre, davacıda tespit edilen sürekli işgöremezliğin ne kadarının davalı işyerinde ne kadarının dava dışı işyerindeki çalışmadan kaynaklandığının yukarıda açıklandığı şekilde oluşturulacak bilirkişi kurulundan kusur dağılımına ilişkin rapor almak, meslek hastalığının ortaya çıkmasında birden çok işyerindeki çalışmanı söz konusu olduğu hallerde müteselsil sorumluluğun söz konusu olmadığı gözetilerek sonucuna göre karar verilmekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
27.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.