Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/18478 E. 2012/21132 K. 26.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18478
KARAR NO : 2012/21132
KARAR TARİHİ : 26.11.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 01/01/1998-01/10/2008 tarihleri arasında Tarım … sigortalısı olduğunun tespitine 6111 sayılı Kanun’dan yararlandırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının tüm, davalı Kurumun ise, aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının, 01/01/1998-01/10/2008 tarihleri arası tarım … sigortalısı olduğunun tespiti ile 6111 sayılı Yasanın prim borçlarının yapılandırılması hükümlerinden faydalanması istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının, 01/01/1998-01/10/2008 tarihleri arasında tarım … sigortalısı olduğunun tespitine ve 6111 sayılı Yasayla ilgili talebin reddine karar verilmiş ise de hüküm dosya kapsamındaki belgelere uygun bulunmamaktadır.
Dava şartları, mahkemenin davanın esası hakkında yargılamada bulunabilmesi için gerekli olan şartlardır. Diğer bir anlatımla; dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır.
Dava konusu uyuşmazlığın daha önce bir kesin hüküm ile çözümlenmemiş olması da (olumsuz) dava şartıdır. Birinci dava ile ikinci davanın müddeabihlerinin (konusunun), dava sebeplerinin (vakıaların) ve taraflarının aynı olması maddi anlamda kesin hüküm oluşturur (HUMK m. 237). Kesin hüküm, hem bireyler için hem de devlet için hukuki durumda bir kararlılık ortaya koyar. Bununla, hukuki güvenlilik ve yargı erkine güven sağlandığından kamu yararı ile doğrudan ilgilidir.
Mahkeme, hem davanın açıldığı günde, hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarını kendiliğinden araştırıp inceler ve bu konuda tarafların istem ve beyanları ile bağlı değildir. Dava şartları dava açılmasından hüküm verilmesine kadar varolmalıdır.
Öte yandan Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş kararları; Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi halinde, …’un prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi,
yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiğinden, prim tevkifatının yapıldığı tarihi izleyen aybaşından itibaren sigortalı olarak kabulü gerektiği yönündedir.
İlk prim kesintisini izleyen yıllarda prim kesintisi veya ürün tesliminin gerçekleştiğinin belirlendiği durumlarda, bu yıllar için de tespit kararı verilmesi gerekmektedir.
Tarım … sigortalılığının temel koşulu 2926 sayılı Yasanın 2/1 ve 3/b maddelerinde belirtildiği gibi, tarımsal faaliyette bulunmaktır. Prim tevkifatına dayalı tespit davasında, salt ziraat odası ve kooperatif kaydı gibi belgelerin bulunması, davanın kabulü için yeterli değildir. Tarımsal faaliyetin sürdüğünün, faaliyete ilişkin olarak hangi tarımsal ürünlerin üretildiği, nereye satıldığı veya teslim edildiği gibi hususlar da somutlaştırılarak belirlenmelidir. Prim tevkifatı ve ürün tesliminin, iki yıla kadar olan süre dışında süreklilik arzettiği hallerde de, tarımsal faaliyetin sürekli olduğu kabul edilebilir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacının 01/10/1994 tarihinde mahkeme kararına istinaden tarım … sigortalısı olarak Kuruma tescil edildiği, sigortalılığın 01/01/1998 tarihinde terkin edildiği, 01/10/2008 tarihinde ise tekrar tescil edildiği, Kütahya İş Mahkemesinin 12/02/2007 dava tarihli, 01/05/2007 karar tarihli 2007/62 esas ve 2007/261 karar sayılı olan ve Dairemizce 02/10/2007 tarihinde onanarak kesinleşen kararında, davacının 01/10/1994-01/11/1997 tarihleri arası tarım … sigortalısı olduğunun tespitine, 01/11/1997-31/12/1997 tarihleri arası hukuki yararı bulunmadığından reddine ve 31/12/1997 sonraki süreler yönünden tarımsal faaliyet ispatlanamadığından reddine karar verildiği, Eylül/1994 tarihinde prim kesintisinin bulunduğu, 12/02/1982-03/03/2010 tarihleri arası ziraat odasına kayıtlı olduğu,zabıta tutanağı ve tanık beyanlarında tarımla uğraştığının belirtildiği, adına kayıtlı 14 dekar tarla ve bahçesinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Her dava açıldığı tarihteki şartlara göre görülüp karara bağlanacağından, 12/02/2007 tarihinde açılan davada, davacının 31/12/1997 tarihinden sonrasına yönelik talebi tarımsal faaliyet ispatlanamadığından reddine karar verilmiş olup, bu karar Dairemizce onanarak kesinleşmiştir. Dolayısıyla 31/12/1997-12/02/2007 (dava tarihi) tarihleri arası dönem kesin hüküm bulunması nedeniyle, 12/02/2007-01/10/2008 tarihleri arası dönemde ise herhangi prim kesintisi ve ürün tesliminin olmaması nedenleriyle tarımsal faaliyet kanıtlanamadığından davanın reddi gerekmektedir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.