YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1912
KARAR NO : 2013/7688
KARAR TARİHİ : 16.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, kesilen maaşının tekrar bağlanması gerektiğinin tespitiyle, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının ölen babası nedeniyle aylık almaya hak kazandığının tespiti ile Kurum tarafından boşandığı eşle birlikte yaşadığı gerekçesi ile kesilmiş bulunan aylığın, kesilme tarihi itibariyle yeniden bağlanması ve aksi Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacıya 5510 sayılı Yasanın yürürlük tarihinden önce 506 sayılı Yasanın 68. Maddesi gereğince bağlanan aylığın kesilmesinin ancak 506 sayılı Yasada bir hüküm bulunması halinde mümkün olduğu, söz konusu yasada da eşinden boşandığı halde fiilen birlikte yaşayan şahısların daha evvelden bağlanan ölüm aylıklarının kesilmesini gerektiren herhangi bir hüküm bulunmadığı gibi aylığın kesilmesini gerektiren nedenlerin de yasada tek tek sayıldığı, davacının eşi ile fiilen birlikte yaşayıp yaşamadığının bu nedenle eldeki dava açısından herhangi bir etkisi olmadığı, Sosyal Güvenlik Hukukunun temel ilkeleri gereğince, sigortalılar aleyhine yapılan düzenlemelerin geriye yürümesinin ve sigortalı aleyhine değerlendirilmesinin mümkün olmadığı hususları nedeniyle, kurum tarafından bağlandığı tarihte gelir bağlanması ile ilgili koşullar bulunduğundan davacıya bağlanan yetim aylığının sonra çıkan yasadaki aleyhe düzenleme nedeni ile kesilmesi mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüyle maaş kesilmesi hususundaki kurum işleminin iptali ile kesilme tarihinden itibaren yeniden davacıya maaş bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Hakkında verilen boşanma kararı 12.12.1988 tarihinde kesinleşen davacıya yaşamını yitiren sigortalı babası üzerinden 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu hükümlerine göre hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla bağlanan ölüm aylığının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının belirlendiği gerekçesiyle davalı Kurumca gerçekleştirilen işlemle kesilmiş olup, mahkemece yapılan yargılama sonunda istem aynen hüküm altına alınmıştır.
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun 56. maddesinin son fıkrasıdır.
Somut olayda, 25.04.2011 tarihli kontrol memuru raporunda bahsedilen çevresel araştırmasıyla eşlerin beraber yaşadıklarına dair tutulan tutanaklara istinaden “boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşayarak Kurumdan haksız menfaat temin ettiği” yönündeki tespit üzerine yetim aylığı 22.10.2008 tarihi itibariyle kesilmiş, 22.10.2008-21.05.2011 tarih aralığı için yersiz ödenen aylıklar nedeniyle borç çıkarılmıştır.
Mahkeme gerekçesinde 5510 sayılı Yasanın yürürlük tarihinden önce 506 sayılı Yasanın 68. maddesi gereğince bağlanan aylığın kesilmesinin ancak 506 sayılı Yasada bir hüküm bulunması halinde mümkün olduğundan, söz konusu yasada da eşinden boşandığı halde fiilen birlikte yaşayan şahısların daha evvelden bağlanan ölüm aylıklarının kesilmesini gerektiren herhangi bir hüküm bulunmadığından, bu nedenle eldeki dava açısından herhangi bir etkisi olmadığından bahisle davanın kabulüne karar verilmiş ise de 5510 sayılı Yasa 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiş, aylık kesme nedeni olarak yeni bir hüküm getirmiştir. HGK kararları da 5510 sayılı Yasanın uygulanması gerektiği yönündedir. Kurum da davacı aylığını 5510 sayılı Yasanın yürürlük tarihi sonrasında keserek borç çıkarmıştır. Mahkemenin kabul kararına ilişkin gerekçesi yerinde değildir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece işin esasına ilişkin inceleme yapılması gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi; usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 16/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.