YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19226
KARAR NO : 2012/20549
KARAR TARİHİ : 20.11.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacılar, murisinin davalılardan işverene ait işyerinde 11/09/2006-30/11/2006 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının ölen eşinin 11.09.2006-30.11.2006 ve 06.01.2007-21.05.2007 tarihleri arasında davalılara ait işyerlerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının murisinin 11.09.2006-30.11.2006 tarihleri arasında davalılardan Altındağ İnşaat Taah. Ltd. Şirketinde aralıksız ve kesintisiz çalıştığı davalı Kuruma bildirilmeyen toplam 74 günün ve 06.01.2007-21.05.2007 tarihleri arasında davalı … yanında aralıksız ve kesintisiz olarak çalıştığı toplam 136 günün tespitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesi bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı işverenlerce davacının murisi adına işe giriş bildirgesinin verilmediği, davalı …. Taah. Ltd. Şirketinin 26.11.2005 tarihinde kanun kapsamına alındığı, davacının murisinin çalıştığı dönemlere ilişkin dönem bordrolarının ve hizmet cetvelinin getirtildiği, buna göre 20.07.2006-10.09.2006 tarihleri arasında tam olarak davalı … yanında çalıştığının bildirildiği, davalı …. Taah Ltd. Şirketinde ise 10.10.2006-12.10.2006 tarihleri arasında 3 gün, 28.11.2006-05.01.2007 tarihleri arasında ise tam olarak çalıştığının bildirildiği anlaşılmış, dinlenen tanıkların beyanlarında davacının murisinin dava edilen tarihlerdeki tüm çalışmasının davalı …’ın yanında geçtiğini beyan etmiş olmalarına rağmen hizmet cetvelinde bildirimlere ve tanık beyanlarına uymayacak şekilde davacının murisinin önce 11.09.2006-30.11.2006 tarihleri arasında davalılardan Altındağ İnşaat Taah. Ltd. Şirketinde, daha sonra 06.01.2007-21.05.2007 tarihleri arasında davalı … yanında çalıştığına karar verildiği ve buna göre mahkemece karar altına alınan şekilde çalışmanın ispat edilemediği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, ihtilaflı döneme ilişkin tüm dönem bordrolarını getirtip kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, bordolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, davalı …’ın işyerinin hangi tarihte 506 sayılı Kanun kapsamına alınıp alınmadığını SGK İl Müdürlüğünden sormak, gerçek çalışma olgusunu ve davacının murisinin davalı işverenlerden hangisinin yanında hangi tarihlerde çalıştığını somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA 20/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.