YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1935
KARAR NO : 2013/11028
KARAR TARİHİ : 28.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01/08/2003-22/02/2006 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 01/08/2003-22/02/2006 tarihleri arasında davalı işverene ait mandıra iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, davacı …’un davalı işveren …’a ait işyeri nezdinde 01/08/2003 tarihinden 22/02/2006 tarihine kadar kesintisiz olarak sigortaya tabi işçi sıfatıyla çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı yasanın 79. maddesi bu tip hizmet tesbiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, Kurumda davalının şahsına ait mandıra işletme işyeri olmadığı, Kiraz Vergi Dairesi yazısıyla davalının şirket ortaklığından dolayı mükellefiyet kaydının olduğu, İlçe Tarım Müdürlüğü yazısıyla … Ltd. Şti’nin hayvan işletme tescil belgesine rastlandığı, sahibi olarak davalı adının geçtiği, kadın, erkek ve çocuğun yer aldığı 3 adet fotoğrafın sütü makinelerle sağılan ineklerle dolu olduğu bir mandırada çekilmiş olduğu, fotoğraftaki şahışlar için kimlik tespiti yapılmadığı, 23.04.2008 tarihli muhtar imzalı kolluk tutanağında; 250-300 büyükbaş hayvanın bulunduğu hayvan çiftliğinin … Petrol ve Hayvan Şirketine ait olduğu ve davalının da bu şirketin ortağı olduğunun bildirildiği, Kiraz Asliye Ceza Mahkemesinden duruşma günlerinin 08.10.2004 ve 24.12.2004 tarihleri olduğunu bildiririr duruşma davetiyelerinin davacı adına “… Mandıra” adresine çıkarıldığı anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, dosyadaki belgelerden davalının şirket ortağı olup, şahsına ait işyeri olmadığı anlaşılmakla, davacıya işverenin şahıs mı yoksa şirket mi olduğu açıklattırılarak, husumet doğru tarafa yöneltilerek delilleri değerlendirerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan …’a iadesine, 28/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.