YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19475
KARAR NO : 2013/5740
KARAR TARİHİ : 26.03.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, SSK’lı çalışmaları hariç 01/01/1987-30/08/2003 tarihleri arası Tarım … sigortalısı olduğunun tespitine, aksine kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, 506 sayılı Yasa’ya tabi çakışan zorunlu sigortalı çalışmaları haricinde 01/01/1987-30/08/2003 tarihleri arasında Tarım … sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de, bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Somut olayda, davacının tarımsal faaliyeti nedeniyle 01/01/1987 tarihinde Tarım … sigortalısı olarak tescil edildiği , ancak aralıklı olarak 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olarak çalışmaya başladığı, bu nedenle davalı Kurumca 01/09/2003 tarihinden itibaren Tarım … sigortalısı sayıldığı dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Dairemizin ve giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşleri, Tarım … sigortalısının kısa süreli olarak SSK’na tabi çalışmasının tarım faaliyetinin devamına engel olmayacağı ve dolayısıyla bu hizmetler dışında tarım faaliyetinin kanıtlanması durumunda sigortalığın devam ettiğinin kabulü gerekeceği yönündedir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’nın 10. maddesine göre ” sigortalıların kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye, muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının,kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin,tarım kredi kooperatifleri ve birliklerinin, … Kooperatifleri ile Birliği ve Türkiye Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi kayıtları esas alınır.”
Mahkemenin, davanın nitelikçe kamu düzenine ilişkin olduğunu göz önünde bulundurarak öncelikle nizalı dönemde anılan maddede belirtilen kayıtların olup olmadığını söz konusu kuruluşlardan, davacının ziraate elverişli taşınmazlarının bulunup bulunmadığını ilgili tapu idaresinden, özel idareden, belediyeden araştırmak, köy muhtarı ile yeterli bilgi ve görgüye sahip kişileri tanık olarak dinlemek, ayrıca zabıta tahkikatı ile de araştırma yaptıktan sonra diğer bütün delilleri birlikte değerlendirerek sonucuna göre karar vermesi gerekirken, salt çiftçi belgesi ve iki tanık beyanı ile sonuca gitmesi yerinde değildir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme sonucu … şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 26/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.