Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/1960 E. 2013/8246 K. 29.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1960
KARAR NO : 2013/8246
KARAR TARİHİ : 29.04.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitiyle, Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun, aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
Davacı, 3201 sayılı Yasa’ya göre yurtdışı hizmetlerini borçlanarak bağlanan yaşlılık aylığını, Türkiye’de 1479 sayılı Yasa kapsamındaki çalışması nedeniyle iptal eden ve 7.886,28 TL borç çıkaran Kurum işleminin iptalini ve borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Mahkemece, davacı yararına olan 5997 sayılı Yasa’nın 14.maddesi ile değişik 3201 sayılı Yasa’nın 6/B maddesinin, yürürlüğe girdiği 19/6/2010 tarihinden önceki uyuşmazlıklara da uygulanacağı kabul edilerek Kurum işleminin iptaline ve davacının Kuruma 7.886,28 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacıya 1479 sayılı Yasa kapsamında 8580 gün ve 3201 sayılı Yasa kapsamında 570 günlük yurtdışı borçlanması ile birlikte toplam 9150 prim ödeme günü karşılığında 01/02/2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, davacının 01/01/1987-28/02/2010 tarihleri arası vergi, 02/02/1983-14/01/2010 tarihleri arası esnaf ve sanatkarlar odası, 05/10/1989-08/03/2010 tarihleri arası esnaf ve sanatkarlar sicili kayıtlarının bulunduğu, Kurum tarafından 5754 sayılı Yasa ile değişik 3201 sayılı Yasa’nın 6/B maddesine göre; 3201 sayılı Kanuna göre yapılan borçlanmaya istinaden aylık bağlananların ya da aylık bağlanacakların 01/10/2008 tarihinden sonra SGDP tabi çalışmalarının mümkün olmadığını, bunlara faaliyetlerini sona erdirmeden ya da çalıştıkları işten ayrılmadan aylık bağlanamayacağı gibi aylık bağlandıktan sonra da SGDP tabi çalışamayacakları gerekçesiyle, davacıya bağlanan yaşlılık aylığının bağlandığı tarih itibariyle iptaline karar verildiği, 01/02/2009-28/02/2010 dönemi için 7.886,28 TL borç çıkarıldığı, davacının 16/03/2010 tarihli ikinci tahsis talebine istinaden 01/04/2010 tarihi itibariyle yeniden yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, yurtdışında geçen çalışmaların borçlanılması sonucu sigortalıya yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra, sigortalının Türkiye’de sosyal güvenlik kurumlarına tabi olacak şekilde çalışması durumunda 3201 sayılı Yasa’nın 6/B maddesi uyarınca yaşlılık aylığının kesilip kesilmeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan ve uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan 3201 sayılı Yasa’nın 5754 sayılı Yasa’nın 79. maddesi ile değişik 6/B maddesine göre; ”bu Yasa hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurt dışında yabancı ülke mevzuatına tabi çalışanlar, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği alanlar ile Türkiye’de sigortalı çalışmaya başlayanların aylıkları, tekrar çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı bir ödenek almaya başladıkları tarihten itibaren kesilir.”
5997 sayılı Yasanın 15. maddesi ile 3201 sayılı Yasanın 6/B maddesi değiştirilerek “ Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurt dışında yabancı ülke mevzuatına tabi çalışanlar, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği alanların aylıkları, tekrar çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı bir ödenek almaya başladıkları tarihten itibaren kesilir. Türkiye’de sigortalı olarak çalışmaya başlayanlar hakkında 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışılmasına ilişkin hükümleri uygulanır.” hükmü getirilmiş, madde hükmü 19/06/2010 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Mahkemece, 5997 sayılı Yasa’nın 15.maddesi ile 3201 sayılı Yasa’nın 6/B maddesinde yapılan değişikliğin, yürürlüğe girdiği 19/6/2010 tarihinden önceki uyuşmazlıklara uygulanmasının mümkün olmadığı, dolayısıyla Kurum işleminin yerinde olduğu gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 29/04/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.