Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/20056 E. 2013/24095 K. 17.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/20056
KARAR NO : 2013/24095
KARAR TARİHİ : 17.12.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 16/10/1995 – 01/03/2005 tarihleri arasında geçen çalışmaları nedeniyle, 506 sayılı Yasa’nın EK – 5 maddesi gereğince itibari hizmet süresinden yararlandırılması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R

Dava, davacının 16.10.1995 – 01.03.2005 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarından dolayı 506 sayılı Yasanın Ek-5. maddesine göre itibari hizmet süresinden yararlandırılması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının, davalı … İleri Teknoloji ve Basın Hizmetleri A.Ş. işyerinde 16.10.1995 tarihinden 01.05.2003 tarihine kadar 2716 gün çalışması olduğu, davacının bu çalışmasının 2098 sayılı Yasa ile 506 sayılı Yasaya eklenen 3395 sayılı Yasa ile değiştirilen Ek 5/2 maddesinin a, b, d, e, f bentlerine göre itibari hizmetten yararlanması gerektiğinin tespiti ile davacının yararlanması gereken itibari hizmet gün sayısının 679 gün olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, taraf teşkilinin sağlanıp sağlanmadığına ilişkindir.
Tüzel kişilerin sicillerine kayıtla kişilik kazanacakları ve insana özgü olanlar dışında bütün hak ve borçları kullanabilecekleri ve medeni haklardan kanuni uzuvları aracılığıyla yararlanacakları gerek Türk Medeni Kanun’unda ve gerekse HMK’da düzenlenmiştir. Türk Medeni Kanun’a göre medeni haklardan yararlanma için gereken ehliyet dava hakkından yararlanma ve kullanma içinde gereklidir.
Somut olayda, davalılardan … İleri Teknoloji ve Basın Hizmetleri A.Ş.’nin 5411 sayılı Yasa’nın 134/9 maddesi ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun Kontrolündeki Şirketlerin Tasfiyesine Dair Yönetmelik hükümleri gereğince Fon Kurulu tarafından tasfiyelerine ve sicilden terkinlerine karar verildiği ve fon adına hareket eden tasfiye komisyonunun ilansız terkin yapılması yolundaki istemleri üzerine 18.08.2009 tarihinde ticaret sicil memurluğunca sicilden terkin edildiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Kural olarak tüzel kişilik dava açıldıktan sonra sona ermişse ihyası yoluna gidilmek gerekmekte ise de, davalı şirketlerin TMSF tarafından tasfiyesi sırasında uygulanan yönetmelik gereğince Fon Kurulunca tasfiyesine karar verilen şirketlerin iflasını ve ihyasını istemek mümkün değildir. Öte yandan aynı yönetmelikte “Tasfiye olunan şirketler aleyhine açılan alacak davalarının kanuni halef sıfatıyla fon tarafından devam ettirileceği düzenlenmiştir. Hal böyle olunca Fon Kurulunca tüzel kişiliklerinin sona erdirilmesine karar verilen davalı şirketlerin davada temsil edilebilmeleri için Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na bildirilmek suretiyle yargılamanın sürdürülmesi gerekirken taraf teşkil edilmeden yargılamanın sonuçlandırılarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Öte yandan, davalı işyerinin, 16.09.2002 tarihi itibari ile … Dergi Basım Yayıncılık San. Ve Tic. A.Ş.’ye devredildiği, davacının 01.10.2002 tarihinden sonraki çalışmalarının Merkez Gazete Dergi Basım Yayıncılık San. Ve Tic. A.Ş.’de geçmesine rağmen bu işveren davaya dahil edilmediği ve bu tarihten sonraki çalışmalar ile ilgili hüküm kurulduğu görülmüştür.
Yapılacak iş; öncelikle … Sigorta Fonu ile … Dergi Basım Yayıncılık San. Ve Tic. A.Ş.’yi yöntemince davaya dahil etmesi için davacı yana süre vermek ve taraf haline getirildikten bu tüzel kişilerin göstereceği deliller araştırıldıktan sonra çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 17.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.