YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/20149
KARAR NO : 2013/24098
KARAR TARİHİ : 17.12.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 01.10.2002- 08.09.2010 tarihleri arasında davalı işverene ait iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının davalı işyerinde, 01.11.2002 – 08.09.2010 tarihleri arasında asgari ücretle hizmet akdi ile sürekli olarak 7 yıl 10 ay 07 gün (2827 gün) süre ile çalıştığının tespitine, söz konusu dönemde davalı işyerinden davacı adına kuruma yapılmış olan 1729 gün bildirimlere ilişkin hizmetlerin yeniden tespitinde davacının hukuki yararının bulunmadığına, söz konusu 01.11.2002 – 08.09.2010 tarihleri arasında kuruma bildirilmeyen hizmetlerinin 1098 gün olduğunun tespitine karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile yanlış değerlendirme sonucu gidilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; … sicil numaralı davalı işyeri 15.10.2004 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun kapsamında iken 11.10.2010 tarihli Kontrol Memuru Raporu sonucunda, tescil tarihinin 01.11.2002 tarihine çekildiği, davalı işverence davacı adına 15.10.2004, 12.10.2005, 01.11.2006, 29.06.2007, 05.06.2008, 04.08.2009 ve 06.10.2010 tarihlerinde işe giriş bildirgesinin verildiği ve bu işe giriş bildirgelerine istinaden kesintili şekilde çalışmaların bildirildiği, bildirilen dönemlere ilişkin imzalı ücret bordrolarının olduğu, davalı apartmanın 16 daireli olduğu, 09.11.2009 tarihinde doğalgaz çekilmesi için karar alındığı, tanık beyanlarının çelişkili olduğu, dava konusu dönemde 04.10.2003 – 24.12.2003 tarihleri arasında davadışı SS Görüş Konut Yapı Kooperatifinden davacı adına çalışma bildirildiği anlaşılmıştır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Gerçekten, davacının, işyerindeki bir kısım çalışmaları aylık bordrolara dayanılarak Kuruma kısmi olarak bildirilmiş ve bildirime uygun olarak da primleri ödenmiştir. İmzalı bordrolar davacı çalışmalarının işyerinde otuz günü altında geçtiğinin karinesidir. Karinenin tersinin ise, eşdeğerdeki belgelerle kanıtlanması gerektiği söz götürmez. Başka bir anlatımla, yazılı belgelerin varlığı halinde tanık sözlerine itibar edilemez. Dairemizin, giderek Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşleri de bu doğrultudadır. Davalı işveren tarafından ibraz edilen ücret bordrolarında, 2004 yılı Ekim ayında 17 gün, 2005 yılı Temmuz ayında 1 gün, Ekim ayında 20 gün, 2006 yılı Mayıs ayında 15 gün, 2007 yılı Haziran ayında 2 gün, 2008 Haziran ayında 26 gün, 2009 yılı Mayıs ayında 15 gün, Ağustos ayında 28 gün, 2010 yılı Mayıs ayında 15 gün çalışma bildirildiği halde Mahkemece bu bordrolardaki imzanın davacının eli ürünü olup olmadığı sorulmadan ve gerekirse imza incelemesi yaptırılmadan bu aylar yönünden de 30 güne tamamlayacak şekilde çalışmaya hükmedilmesi hatalı olmuştur.
Öte yandan; dava konusu dönemde davacının, davadışı SS Görüş Konut Yapı Kooperatifinde 04.10.2003 – 24.12.2003 tarihleri arasında geçen çalışmaları ile ilgili herhangi bir araştırma yapılmadan bu dönem yönünden de çakışacak şekilde hüküm kurulmuştur.
Ayrıca; apartmanın büyüklüğü ve özellikleri ile davacının apartmanda yaptığı işler nazara alınarak, gerekirse keşif de yapılarak, davacının çalışmalarının 4857 sayılı Yasa’nın 13. maddesine göre tam süreli (ayda 30 gün) veya kısmi süreli (part time) olup olmadığı noktasında yeterli ve gerekli bir araştırma yapılmadan davacının davalı apartman işyerinde tam süreli çalıştığı şeklinde kurulan hüküm de doğru olmamıştır.
Yapılacak iş; dava konusu yapılan çalışma döneminin tamamında, imzalı ücret bordrosu olan dönemlerde imzalı ücret bordrosu kadar, imzalı ücret bordrosu olmayan veya olup da itiraz edilen imzaların davacıya ait olmadığı anlaşılan dönemlerde, zabıta marifetiyle tespit edilecek, işyerine o tarihte komşu olan, kayıtlı iş yeri sahiplerini ve adreslerini açık ve net olarak belirleyip, çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, çalışmanın tam süreli (ayda 30 gün) veya kısmi süreli (part time) olup olmadığı noktasında ayrıntılı araştırma yapmak ve davacının dava konusu dönemde başka yerde geçen çalışmalarını araştırmak, bu dönemde davalı işyerinde çalışması olup olmadığı, varsa ne şekilde olduğunu tartışmak, çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/8. maddeleri gereğince ortaya koyulduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan …’e iadesine, 17/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.