Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/20524 E. 2013/16960 K. 24.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/20524
KARAR NO : 2013/16960
KARAR TARİHİ : 24.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Davacı,iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle 25.138.73 TL. maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde davacı ve davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 24/09/2012 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı … vekili Avukat … ile karşı taraf vekili … geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü, ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

KARAR

1-Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 08.10.2005 tarihinde meydana gelen trafik iş kazası sonucu % 11,00 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, maddi tazminat isteminin ise kabulü ile “15.138,73 TL’nin 3.000,00 TL’sine kaza tarihi olan 08.10.2005 tarihinden itibaren, 12.138,73 TL’sine ıslah tarihi olan 17.12.2009 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına,” karar verilmiş ve karar süresinde davacı ve davalı vekillerince temyiz edilmiştir.
Yerel mahkemece maddi ve manevi tazminata ilişkin karar isabetlidir. Ancak maddi tazminattın ıslahen artırılan bölümü için uygulanacak faizin başlangıcında hataya düşüldüğü görülmektedir.

Davacı 07.03.2008 tarihli dava dilekçesinde ve gerekse maddi tazminat isteminin artırılmasına ilişkin 17.12.2009 tarihli ıslah dilekçesinde, hüküm altına alınacak maddi tazminat için olay tarihinden itibaren faiz işletilmesi isteminde bulunmuştur. Öte yandan iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle açılan davalarda, faizin, zararın meydana geldiği olay tarihinden itibaren yürütüleceği, haksız eylemle birlikte, zarar veren bakımından, temerrüte düşüldüğünün kabulünün gerektiği, dairemizin ve giderek Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarındandır. Hal böyle olunca da davanın niteliğine göre haksız eylemin meydana geldiği tarihten itibaren faize karar verilmek gerekirken, dava konusu olay işçilik alacaklarıyla karıştırılarak, maddi tazminatta ıslahen artırılan bölüm için ıslah tarihinden itibaren faize karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasında yazılı bulunan “15.138,73 TL’nin 3.000,00 TL’sine kaza tarihi olan 08.10.2005 tarihinden itibaren, 12.138,73 TL’sine ıslah tarihi olan 17.12.2009 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına,” sözcüklerinin silinerek yerine;
““15.138,73-TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 08/10/2005 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, davacı yararına takdir edilen 990.00 TL duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 24.09.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.