Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/20639 E. 2012/22869 K. 11.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/20639
KARAR NO : 2012/22869
KARAR TARİHİ : 11.12.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, Bağ-Kur prim tevkifatını takip eden aybaşından itibaren Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitiyle, 6111 sayılı kanundan yararlandırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

Davacı ,ürün bedelinden yapılan Bağ-Kur prim tevkifatının davalı kuruma aktarıldığı tarihi takip eden aybaşından itibaren Tarım Bağ-Kur sigortalı olduğunun ve prim borçlarının 6111 S.K. gereği yapılandırılması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının istemi yönünden kısa kararda “Davanın kabulü ile 01/06/1996-31/12/2001 tarihleri arasında davalı Kurumun 2926 sayılı yasa kapsamında tarım sigortalısı olduğunun tesbitine,6111 sayılı yasanın 12/1 maddesine göre davacının sigortalılık süresine ilişkin ödenmemiş sigorta primlerinin bu yasa kapsamında yapılandırılmasına “karar verildiği, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında ise, “Açılan davanın ,tescil yönünden dava sırasında Kurumca işlem yapıldığından hüküm kurulmasına yer olmadığına, 6111 sayılı yasanın 12/1 maddesine göre davacının sigortalılık süresine ilişkin ödenmemiş sigorta primlerinin bu yasa kapsamında yapılandırılmasına ” karar verildiği, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratıldığı görülmektedir.
Hakimin son oturumda tutanağa yazdırıp tefhim ettiği karar, esas karar olup, sonradan yazılan gerekçeli kararın bu karara aykırı olmaması gerekir. Konuyla ilgili 10.4.1992 gün ve 991/7 Esas, 1992/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bu aykırılığın giderilmesi suretiyle gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gereği açıktır. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazların kabul edilmeli, hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itiraz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 11/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.