Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/2129 E. 2013/8367 K. 29.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2129
KARAR NO : 2013/8367
KARAR TARİHİ : 29.04.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine, işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 19/06/2001 – 14/04/2006 tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, duruşmanın 12/12/2011 günlü oturumunda tefhim edilen kısa karar ile “davanın kabulüne, davacının davalı şirkete ait … sicil numaralı işyerinde 18/06/2001 – 18/06/2002 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak günün asgari ücretine göre çalıştığının tespitine, davacının 19/06/2001 – 11/04/2006 tarihleri arasında Kuruma bildirilen günler haricinde, 530 gün daha hizmet akdine dayalı eylemli günün asgari ücretine göre çalıştığının tespitine,” karar verilmiş ise de, gerekçeli kararda “davanın kabulüne, davacının davalı şirkete ait … sicil numaralı işyerinde 19/06/2001 – 18/06/2002 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı eylemli günün asgari ücretine göre çalıştığının tespitine, davacının 19/06/2002 – 11/04/2006 tarihleri arasında Kuruma bildirilen günler haricinde, 530 gün daha hizmet akdine dayalı eylemli günün asgari ücretine göre çalıştığının tespitine,” karar verildiği anlaşılmaktadır.
Hakimin son oturumda tutanağa yazdırıp tefhim ettiği karar, esas karar olup, sonradan yazılan gerekçeli kararın bu karara aykırı olmaması gerekir. Oysa, zaptın 12/12/2011 günlü oturumunda tefhim edilen kısa karar ile, gerekçeli kararın aykırı olduğu zaptın ve kararın incelenmesinden açıkça anlaşılmaktadır.Öte yandan, konuyla ilgili 10/04/1992 günü ve 1991/7 Esas, 1992/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, bu aykırılığın giderilmesi suretiyle, gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gereği açıktır. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekili ile davalı işveren vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalılardan Ritaş Kumaş Ve Kimya San A.Ş.’ye iadesine, 29/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.