Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/21602 E. 2013/16963 K. 24.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/21602
KARAR NO : 2013/16963
KARAR TARİHİ : 24.09.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle, 235.592,00 TL. maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davacı ve davalılardan … İnşaat Taah. Dış Tic. Ltd. Şti. vekilince istenilmesi ve davalılardan … İnşaat Taah. Dış Tic. Ltd. Şti. vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 24/09/2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalılardan … İnşaat Taah. Dış Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat … ve …vekili Avukat … ile karşı taraf vekili Avukat … geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davalılardan …Hükümetine yönelik davanın reddine, maddi ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile davalılardan … İnşaat Taahhüt Dış Ticaret Limitet Şirketinden tahsiline karar verilmiş ve bu karar süresinde davalı şirket ile davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacının davalı şirketin işçisi olarak çalıştığı ve Kuzey Irakta işin görülmesi sırasında yaralanarak sürekli iş göremez duruma girdiği uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, öncelikli olarak yetkili mahkemenin belirlenmesinde noktasında toplanmaktadır. Bu yönüyle davanın yasal dayanağı, belirgin olarak 5521 sayılı yasanın 5.maddesidir.
Anılan maddeye göre; İş Mahkemelerinde açılacak her dava açıldığı tarihte dava olunanın Türk Medeni Kanunu gereğince ikametgâhı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği gibi, işçinin işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede de bakılabilir. Bunlara aykırı sözleşme muteber sayılmaz. Maddenin açık hükmüne göre davacının iki seçimlik hakkı vardır. Birincisi, davalıların Türk Medeni kanunu gereğince ikametgâhı sayılan yer mahkemesinde, diğeri de işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede dava açmasıdır. Öngörülen bu düzenleme kamu düzenine ait bir yetki kuralı olup, emredici kural olduğundan bu iki mahkeme dışında başka bir mahkemenin sözleşme ile yetkili bulunması imkânı yoktur. Diğer taraftan yetkinin kamu düzenine ait olduğu hallerde yetki itirazı ilk itiraz değildir. Taraflar her zaman bu itirazda bulunabilecekleri gibi mahkemede her zaman kendiliğinden yetkili olup olmadığını inceler.

Öte yandan, 5521 sayılı yasanın 15.maddesinde “Bu Kanunda sarahat bulunmayan hallerde HUMK’nun (Artık HMK’nun) hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiş olup, HUMK’nun 9/2 (HMK 7/1) maddesine göre, davalı birden fazla ise, davanın bunlardan birinin ikametgâhının bulunduğu mahkemede de açılabilmesi mümkün ise de, …Hükümetinin Ankara’da ikamet ettiğinden söz edilmesinin mümkün olmadığı da ortadadır. Olayın Kuzey Irakta meydana gelmesine ve dava dilekçesi ekindeki vekâletname içeriği ve dosya kapsamına göre davacının ikametgâhının da Silopi ilçesinde bulunduğunun belli bulunmasına göre Ankara Mahkemelerinin HMK’nun 16. Maddesi göz önünde tutulmak suretiyle de yetkili olduklarından söz edilemeyeceği açıktır.
Davalı işverene gelince; davalı işveren nitelikçe tüzel kişiliğe haiz bir ticaret şirketidir. Öte yandan tüzel kişilere karşı açılacak davalarda yetkili mahkeme tüzel kişinin ikametgâhının (Merkezinin) bulunduğu yer mahkemesidir. Somut olayda, davalı işveren şirketin merkezinin Silopi olduğu dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden açıkça anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, Silopi Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 5521 sayılı Yasanın 5.maddesi gereğince yetkili olduğu açık-seçiktir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın ve özellikle uyuşmazlığın çözümünün Silopi Mahkemesine ait olacağı göz ardı edilerek, dava dilekçesinin yetki yönünden reddi yerine, işin esasına girilerek yazılı şekilde tazminata karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı ile davalı şirket vekilinin bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre davacı ile davalı … Taahhüt Dış Ticaret Ltd Şti vekillerinin sair yönlere ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, davacı davalılardan … İnş. Taah. ve Dış Tic. Ltd. Şti. yararına takdir edilen 990.00 TL duruşma Avukatlık parasının karşılıklı olarak birbirlerine yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 24.09.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.