YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/21830
KARAR NO : 2013/23738
KARAR TARİHİ : 12.12.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 01/01/1987 tarihinden itibaren tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitiyle, emekli aylığı almaya hak kazandığına, 6111 sayılı Yasadan yararlandırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı 1.1.1987 tarihinden itibaren 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunu ve 6111 sayılı Yasa’dan yararlanmak sureti ile prim borcunu ödeyerek 25.9.2011 tarihi itibari ile yaşlılık aylığı almaya başladığını ancak Kurumun davacının 5.11.2007 tarihli muafiyet dilekçesi doğrultusunda davacının Tarım Bağ-Kur sigortalılığını 1.4.2006 tarihi itibari ile durdurduğu ve şartları oluşmadığından aylığını iptal ettiğini belirterek Kurum işleminin iptalini istemiştir.
Mahkemece istemin kabulü ile davacının 1.1.1987-17.8.2011 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti ile, kurumca iptal edilen 1.4.2006 tarihinden sonraki sigortalılığın 6111 sayılı Yasa’dan faydalanma işleminin ve emekli aylığı bağlanması işleminin geçerli olduğuna ve iptal edilen aylığın yeniden bağlanarak yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 28.3.1987 tarinhinde kuruma intikal eden işe giriş bildirgesi uyarınca 1.1.1987 tarihinden itibaren Tarım Bağ-Kur sigortalısı kabul edildiği ve 5510 sayılı Yasa’nın geçici 17. maddesi uyarınca 5 yıldan fazla prim ödemesi bulunmadığı için sigortalılığının 30.9.1988 tarihi itibari ile durdurulduğu, davacının 19.4.2011 tarihinde ihya ve yapılandırma talebinde bulunduğu ve davacının 30.9.1988-1.4.2006 tarihleri arasındaki süreye ilişkin prim borcunu ödeyerek 25.9.2011 tarihi itibari ile yaşlılık aylığı bağlandığı, kurumca davacının dosyasında yapılan inceleme neticesinde 5.11.2007 tarihinde verdiği muafiyet dilekçesi doğrultusunda sigortalılığının 1.4.2006 tarihi itibari ile durdurulduğu ve şartları oluşmadığından yaşlılık aylığının bağlandığı tarih itibari ile iptal edildiği, davacının 5.1.2000-devam şeklinde ziraat odası kaydının, 27.7.1996-devam şeklinde kooperatif kaydının bulunduğu
Davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Yasanın 6/1-ı maddesinde; Kamu idarelerinde ve Kanunun ek 5 inci maddesi kapsamında sayılanlar hariç olmak üzere, tarım işlerinde veya orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz işlerde çalışanlar ile tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan; tarımsal faaliyette bulunan ve yıllık tarımsal faaliyet gelirlerinden, bu faaliyete ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan tutarın aylık ortalamasının, bu Kanunda tanımlanan prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katından az olduğunu belgeleyenler ile 65 yaşını dolduranlardan talepte bulunanlar’ın sigortalı sayılmayacağı ve aynı yasanın 6/2 maddesinde ise birinci fıkranın (ı) bendinin uygulanmasında Türkiye Ziraat Odalar Birliği’nin görüşünün alınacağı bildirilmiştir.
Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin geçici 8. maddesinin 9. bendinde de “Bu maddenin yürürlük tarihinden önce, Kurumca ziraat odalarından veya ziraat odalarının bulunmadığı yerlerde tarım il/ilçe müdürlüklerinden alınan kayıtlardan 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendine göre resen tescili yapılanların, ziraat odalarından veya ziraat odalarının bulunmadığı yerlerde tarım il/ilçe müdürlüklerinden alacakları ve resen tescil tarihinden geriye doğru en fazla 1 yıla ilişkin olmak üzere muafiyet belgesi ile belgelemeleri ve 31/3/2011 tarihine kadar Kuruma ibraz etmeleri halinde muafiyetin başlangıç tarihi itibariyle sigortalılıklarının sona erdirileceği bildirilmiştir.
Somut olayda; davacının Kuruma verdiği 5.11.2007 tarihli muafiyet dilekçesi ekinde sunduğu köy muhtarı tarafından tutulan tutanakta belirtilen gelirin üstünde kazancı olduğuna ilişkin aksi belge sunmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, aksi davacı tarafından ispatlanmayan muafiyet belgesi uyarınca işlem yapan Kurum işleminin yerinde olmadığı gerekçesi ile iptali şeklinde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.