Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/22005 E. 2013/23748 K. 12.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/22005
KARAR NO : 2013/23748
KARAR TARİHİ : 12.12.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, Kurum işleminin iptaliyle, yaşlılık aylığından kesilen Sosyal Güvenlik Destek Primlerinin faziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, 3201 sayılı Yasa’ya göre yurtdışı hizmetlerini borçlanarak bağlanan yaşlılık aylığının, Türkiye’de 1479 sayılı Yasa kapsamındaki çalışması nedeniyle iptal edildiğini belirterek Kurum işleminin iptalini ve yaşlılık aylığının yasal faiziyle birlikte ödenmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davacıya 1.1.2009 tarihinde bağlanan yaşlılık aylığının iptaline ilişkin kurum işleminin iptali ile, kesilen yaşlılık aylıklarının kesildiği tarihten itibaren davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, davacıya 1.10.2008 tarihinden sonra yaşlılık aylığı bağlanmamış olması nedeni ile davacının bu konuda dava açmakta hukuki menfaati bulunmadığından bu talebinin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacıya 1479 sayılı Yasa kapsamında 2965 gün, 3201 sayılı Yasa kapsamında 3171 günlük yurtdışı borçlanması ile birlikte toplam 6136 prim ödeme günü karşılığında 1.1.2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, davacının 26.6.1998-7.4.2010 tarihleri arasında … Uluslar arası Nakliyat Tic Ltd.Şti ortaklığının bulunduğu, yurt dışı borçlanmasına istinaden yaşlılık aylığı bağlandığından 5510 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girdiği 1.10.2008 tarihinden sonra davacının yaşlılık aylığından sosyal güvenlik destek primi kesilmek sureti ile kendi nam ve hesabına çalışmasının mümkün olmadığından yaşlılık aylığını 1.1.2009 tarihi itibari ile iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, yurtdışında geçen çalışmaların borçlanılması sonucu sigortalıya yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra, sigortalının Türkiye’de sosyal güvenlik kurumlarına tabi olacak şekilde çalışması durumunda 3201 sayılı Yasa’nın 6/B maddesi uyarınca yaşlılık aylığının kesilip kesilmeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan ve uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan 3201 sayılı Yasa’nın 5754 sayılı Yasa’nın 79. maddesi ile değişik 6/B maddesine göre; ”bu Yasa hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurt dışında yabancı ülke mevzuatına tabi çalışanlar, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği
alanlar ile Türkiye’de sigortalı çalışmaya başlayanların aylıkları, tekrar çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı bir ödenek almaya başladıkları tarihten itibaren kesilir.”
5997 sayılı Yasanın 15. maddesi ile 3201 sayılı Yasanın 6/B maddesi değiştirilerek “ Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurt dışında yabancı ülke mevzuatına tabi çalışanlar, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği alanların aylıkları, tekrar çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı bir ödenek almaya başladıkları tarihten itibaren kesilir. Türkiye’de sigortalı olarak çalışmaya başlayanlar hakkında 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışılmasına ilişkin hükümleri uygulanır.” hükmü getirilmiş, madde hükmü 19.06.2010 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Mahkemece, 5997 sayılı Yasa’nın 15.maddesi ile 3201 sayılı Yasa’nın 6/B maddesinde yapılan değişikliğin, yürürlüğe girdiği 19.6.2010 tarihinden önceki uyuşmazlıklara uygulanmasının mümkün olmadığı gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Davacının 19.06.2010 tarihinden önce şirket ortaklığını 7.4.2010 tarihide noter aracılığı ile 3. kişiye devrettiği sabit olup, bu tarihten itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucunda kurulan hüküm usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yapılacak iş, davacının kendi nam ve hesabına çalışmasının sona erdiği 7.4.2010 tarihini takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığının yeniden bağlanmasına karar vererek, bu tarihe kadar ödenen aylıkların geri istenmesinde yasaya aykırılık bulunmadığı ve mahkemece 5510 sayılı Yasanın 96. maddesi de gözönünde tutularak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12/12/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.