Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/2209 E. 2013/9676 K. 14.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2209
KARAR NO : 2013/9676
KARAR TARİHİ : 14.05.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, kesilen aylığının tekrar bağlanması gerektiğinin tespitiyle, biriken aylıkların faiziyle tahsiline, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

Kurumun temyiz itirazlarının reddine,
Dava; davacının isteğe bağlı sigortalılığını iptal eden kurum işleminin iptali ile, ödenmemiş emekli aylıklarının, aylıkların kesildiği 19.7.2009 tarihinden itibaren ay be ay işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ve davalı kuruma borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece; davacının Almanya’da zorunlu sigortalı iken Türkiye de isteğe bağlı sigortalılığının bulunması halinin söz konusu olduğu durumda diğer bir anlatımla 506 sayılı yasanın 62. maddesi ve Türk – Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin 14. maddesi uyarınca zorunlu sigortalılık ile isteğe bağlı sigortalılığın çakışması durumunda zorunlu sigortalılığa değer verileceği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; 3.7.1943 doğumlu olan davacının, 16.1.1965 – 5.9.1972 tarihleri arasında toplam 2709 gün 506 sayılı Kanun kapsamında zorunlu, 1.10.1976 – 1.1.1984 tarihleri arasında da toplam 2610 gün 506 sayılı Kanun kapsamında isteğe bağlı sigortalılığının olduğu, ayrıca isteğe bağlı sigortalılık ile çakışacak şekilde 1.9.1974 – 31.7.2008 tarihleri arasında yurtdışı çalışmasının olduğu, davacının yurtdışı borçlanması yapmaksızın 506 sayılı Kanun kapsamındaki zorunlu ve isteğe bağlı sigortalılığı nedeniyle 16.1.1985 tarihinde yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunduğu, bu nedenle davacıya 1.2.1985 tarihinden itiebaren yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmıştır.
Somut olayda; davacının 1.10.1976 – 1.1.1984 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun kapsamında isteğe bağlı sigortalılığının olduğu dönemin, 1.9.1974 – 31.7.2008 tarihleri arasındaki yurtdışı çalışmasının olduğu dönem ile çakıştığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık; yurtdışında zorunlu sigortalı olan davacının, aynı dönemde Türkiye’de isteğe bağlı sigortalı olup olamayacağına ilişkindir.
Davanın yasal dayanağının 506 sayılı yasanın 85/A-b.maddesi olduğu açıktır. Anılan maddedeki düzenlemeye göre herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna zorunlu yada isteğe bağlı sigortalı olanlar ve buralardan kendi sigortalılıklarından dolayı aylık bağlananlar isteğe bağlı SSK sigortalısı olamazlar. Maddede geçen herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan amaçlananın Türkiye’deki sosyal güvenlik kuruluşları olduğu açıktır. Hal böyle olunca da yurt dışında geçen çalışmaların Türkiye’de isteğe bağlı sigortalılığa engel olmayacağının kabulü gerekir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 14.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.