Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/22319 E. 2013/21156 K. 19.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/22319
KARAR NO : 2013/21156
KARAR TARİHİ : 19.11.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının davalı işyerinde makineci olarak çalışırken makine iğnesinin gözüne batmasıyla yaralanmasına neden olan 07.06.2005 tarihli olayın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, istemin kabulüne karar verilmiş ise de, bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile varılmıştır.
İş kazasının tespiti istemine ilişkin bu tür davalar 506 sayılı Yasa’nın 11. maddesinden ( 5510 sayılı Yasa’nın 13.maddesinden ) kaynaklanmaktadır. Anılan maddeye göre, iş kazası, a) sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, b) işveren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısıyla, c) sigortalının, işveren tarafından görev ile başka bir yere gönderilmesi yüzünden asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, d) sigortalıların işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere toplu olarak götürülüp getirilmeleri sırasında sigortalıyı hemen veya bedence veya ruhça arızaya uğratan olaylardır. Zararlandırıcı sigorta olayının iş kazası sayılması için, 1) sigorta olayına maruz kalan kişinin sigortalı olması, 2) sigorta olayının maddede sayılı sınırlı olarak belirtilen hal ve durumlardan birinde meydana gelmesi koşuldur. Başka bir anlatımla, sigorta olayının, iş kazası sayılabilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi zorunludur.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; 25.10.2003-31.01.2007 tarihleri arası davacının davalı işyerinde geçen aralıklı çalışmalarının Kurum’a bildirildiği, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığının 24.10.2007 tarihli raporunda, sağlık raporundaki gözdeki yabancı cismin tanımının yapılmadığı, 03.06.2005-01.07.2005 arası davacının izinli olduğunun anlaşılması karşısında olayın iş kazası olup olmadığının tespit edilemediğinin bildirildiği, özel hastanenin 21.01.2008 tarihli yazısından, davacının sağ gözüne 2005 de işyerinde yabancı cisim kaçması öyküsü ile müracaat ettiği, gözde çökmüş metalik yabancı cisim izlendiği 15.12.2006, 16.01.2007, 10.07.2007 tarihlerinde operasyonlar yapıldığı, davacı ve davalı tanık beyanlarından, olayı görmedikleri,ancak sonradan duyanların olduğu, işyerinde yılın haziran ayında çalışan olmayıp izinli olunduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacının 2005 Haziran ayında Kurum’a bildirilen çalışmasının 3 gün olduğu, Teftiş raporu ile de 03.06.2005-01.07.2005 tarihleri arasında davacının izinli olduğunun anlaşıldığı, tanık beyanlarından 2005 yılı haziran ayında işyerinde çalışanların izinli olup, çalışanın olmadığının bildirilmesi nedeniyle yaralanmanın olduğu iddia edilen 07.06.2005 tarihinde işyerinde çalışmanın olup olmadığı ve davacının da bu tarihte işyerinde çalışıp çalışmadığı açıklığa kavuşturulmadan verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yapılacak iş, davalı işyerine ait dönem bordrolarında adı geçen tüm çalışanlar yönünden yılın 6.ayı için bildirimde bulunulup bulunulmadığının araştıralarak, nizalı dönem bordrolarında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, bordolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle davalı işyerine komşu işyerlerini tespit edip bu işyerlerinin uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı çalışanları, yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek davalı işyerinde yılın 6.ayında çalışmanın olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak,çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan …’a iadesine,19.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.