YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/22416
KARAR NO : 2013/3713
KARAR TARİHİ : 04.03.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı murisinin, iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, temyizin kapsamı ve temyiz nedenlerine göre davalıların manevi tazminata ilişkin tüm temyiz itirazlarının reddine, davacıların ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava; 09.10.2007 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu yaşamını yitiren kazalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece; davacı babanın kaza sonucu ölen oğlunun desteğine muhtaç olmadığı ve dava konusu olay nedeni ile maddi zararının bulunmadığı belirtilerek maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiş ve bu karar süresinde davacılar ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın ödetilmesine ilişkin davalarda (tazminat davaları) öncelikle zararlandırıcı sigorta olayının iş kazası niteliğinde olup olmadığı, haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için Kurum tarafından hak sahiplerine bağlanan gelirin hükme en yakın tarihteki peşin sermaye değerinin hüküm tarihine en yakın tarihteki verilere göre belirlenen tazminattan düşülmesi gerektiği Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir.
5510 sayılı Yasa’nın 13. maddesinde İş kazasının 4 ncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 5 nci madde kapsamında bulunan sigortalılar bakımından bunları çalıştıran işveren tarafından, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal ve Kuruma en geç kazadan sonraki üç işgünü içinde iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile doğrudan ya da taahhütlü posta ile bildirilmesinin zorunlu olduğu, iş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde bu sürenin iş kazasının öğrenildiği tarihten başlayacağı, Kurum’a bildirilen olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı hakkında bir karara varılabilmesi için gerektiğinde, Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından veya Bakanlık İş Müfettişleri vasıtasıyla soruşturma yapılabileceği, 5510 sayılı Yasa’nın 20. maddesinde ise iş kazasına bağlı nedenlerden dolayı ölen sigortalının hak sahiplerine gelir bağlanacağı bildirilmiştir.
Somut olayda; iş kazası olduğu Sosyal Güvenlik Kurumu’nca kabul edildiği açık olan olayda davacı babanın Kurum’a iş kazası sigorta kolundan aylık bağlanması için başvurmadığı anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş; davacı babaya Kurum’a müracaat ederek iş kazası sigorta kolundan ölüm geliri bağlanması için müracaatta bulunmak, Kurum tarafından talebinin reddedilmesi halinde SGK Başkanlığı’na karşı “ iş kazası sigorta kolundan ölüm geliri bağlanması gerektiğinin tespiti ” davası açması için önel vermek, dava açılması halinde kesinleşen karar sonrasında gelir bağlandığı taktirde davacı baba için yeniden hesap raporu aldırmak ve tüm deliller bir arada değerlendirilerek karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın … şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davalıların maddi tazminat yönünden diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, aşağıda … temyiz harcının temyiz edenlerden davalılara yükletilmesine, 04.03.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.