Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/22702 E. 2013/24603 K. 23.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/22702
KARAR NO : 2013/24603
KARAR TARİHİ : 23.12.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalı Kurum tarafından gönderilen ödeme emirlerinin iptaline ve prim borcu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davaçı, … isimli kişiye ait işyerinde işçi olarak çalışmasına rağmen kurum tarafından res’en işveren olarak kayıt edildiğini, adına gönderilen ödeme emirleri ile borç tahakkuk ettirildiğini beyanla hiçbir şahsi sorumluluğu olmadığı halde davalı Kurum tarafından işleme konmuş bulunan 2009/033192, 2009/033193, 2010/020193, 2010/020194 takip numaralı ödeme emirlerinin iptali ile davalı Kuruma karşı borçlu olmadığının tespiti talep etmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile varılan sonuç doğru görülmemiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, Gaziantep Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’de işlem gören … ait … Dekorasyon unvanlı 1054718 sigorta sicil nolu işyerinin 12.7.2008 tarihi itibarı ile kanun kapsamına alındığı, işyeri tescilinden itibaren düzenli olarak bordro verildiği halde tahakkuk eden prim borçlarının ödenmemesi nedeniyle işyerinde kontrol memuru tarafından denetim yapıldığı, bu kapsamda kayıtlarda işveren görünen … ile çalışanların beyanlarının alındığı, 19.10.2011 tarihli raporda … işyerinin adresini bilmediği, işyerinde sermayesinin olmadığı, vekaletname ile işleri …’nun takip ettiği, çalışanlarında işe kendilerini …’nun alıp ücretlerini de …’nun ödediğini beyan ettikleri, …’nun da ifadesinde sermayenin yarısının kendisine ait olduğunu, işyerinde çalışanları kendisinin işe aldığını beyan etmesi karşısında işyerinin her ne kadar resmiyette … adına kayıtlı ise de gerçek işverenin … olduğundan işyeri tescilinin … adına düzeltilmesi gerektiğinin bildirildiği, kontrol memurunun raporuna istinaden tescilin … adına yapılıp, işyerinin 2008/7. ay ile 2010/7. aylar arası ödenmeyen prim borçları nedeniyle davacı adına dava konusu ödeme emirlerinin gönderildiği, Gaziantep 6. Noterliğince 30.12.2010 tarih 47138 yevmiye sayı ile tasdiklenen vekaletname ile vekil eden Fatma Türkmen tarafından işlerini takip etme hususunda …’nun vekil tayin edildiği anlaşılmaktadır.
506 sayılı Kanunun 4. maddesinde işveren, bu Kanunun uygulamasında sigortalıları çalıştıran gerçek veya tüzel kişiler olarak tanımlanmış, işveren nam ve hesabına işin yönetimi görevini yapan kimselerin işveren vekili olduğu, bu Kanunda geçen işveren deyiminin işveren vekilini de kapsadığı, işveren vekilinin bu Kanunda belirtilen yükümlülüklerinden dolayı aynen işveren gibi sorumlu tutulacağı belirtilmiş, 5510 Sayılı Kanun’un 12. maddesinde de aynı düzenleme yer almıştır.
Somut olayda dava ile elde edilecek sonuç, gerçek işveren olduğu ileri sürülen … hak alanını da ilgilendirdiğinden söz konusu kişinin yöntemince davaya katılımı sağlanarak göstereceği kanıtlar toplanmalı, 5510 sayılı yasının 59/2. maddesi gereğince Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanakların aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğu da göz önüne alınarak, yapılacak araştırmayla dava konusu borcun ait olduğu işyerinin gerçek işvereni açıklıkla belirlenerek, davacının prim borçlarının ait olduğu dönemde işveren ya da işveren vekili olduğunun saptanması halinde prim borçlarından sorumlu olacağı gözetilerek elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 23.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.