YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/23529
KARAR NO : 2013/7703
KARAR TARİHİ : 16.04.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacılar, meslek hastalığı sonucu malüliyetten doğan manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan davacının manevi zararının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkeme, davacının davasının kısmen kabulü ile, yargılama sırasında vefat eden …’nın maluliyet artışı nedeniyle davacının yaşı, ekonomik durumu ve olaydaki kaçınılmazlık da dikkate alındığında 30.000,00 TL manevi tazminatın maluliyetin artış tarihi olan 22/04/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile Çaycuma 2. Noterliği’nin 05/04/2012 tarih ve 01612 yevmiye no.lu mirasçılık belgesi doğrultusunda dahili davacılar …, …, …, … ve …’ye ödenmesine,fazlaya ilişkin istemin reddine, karar vermiştir.
İşverenin, tazminattan sorumlu tutulması giderek, tazminat miktarının belirlenmesinde; meslek hastalığının tespit tarihinde yürürlükte bulunan İş Kanunun 77. ve iş sağlığı ve güvenliği yönetmeliğinin öngördüğü önlemlerin işyerinde olup olmadığının saptanması ile mümkündür. Bu yön ise, başka bir anlatımla, işverenin kusurlu olup olmadığı, varsa kusur oranı, uzman bilirkişiler tarafından düzenlenecek kusur raporu ile tespit edileceği yönü tartışmasızdır. Oysa, mahkemece; dosya içerisinde artmaya konu önceki maluliyetin de kaçınılmazlık sonucu ortaya çıktığına ilişkin kesinleşmiş bir karar olmadığı ve her artmanın ayrı bir olgu olduğu göz ardı edilerek, hakimlik mesleğinin gerektirdiği, genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olmayan, özel ve teknik bilgiyi gerektiren konuda bilirkişiye gitmeden, meslek hastalığının ortaya çıkmasında kaçınılmazlık olgusu yeterli görülmek suretiyle bilirkişi yerine geçilerek sorunun çözümlediği açık-seçiktir.
Yapılacak iş, işçi sağlığı iş güvenliği konularında uzman bilirkişilerden, İş Kanununun 77. Maddesi ile yönetmelik hükümleri göz önünde tutularak yöntemince rapor alınmak, alınan raporu mevcut delillerle birlikte değerlendirmek ve buna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 16/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.