Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/23959 E. 2013/5615 K. 25.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/23959
KARAR NO : 2013/5615
KARAR TARİHİ : 25.03.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, vergi kaydıyla çakışmayan dönemlerde Tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

Dava, davacının 02.05.1993-01.06.1994 tarihleri arasındaki 1479 Sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı çalışmaları haricinde Tarım … sigortalılığının geçerli olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulü ile avacının vergi kaydı ile çakışmayan 02/06/1994-30/04/2005 tarihleri arasında, 2926 sayılı kanuna tabi isteğe bağlı sigortalı olduğunun tespitine karar verilmiş ise de, bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Gerçekten Tarım … sigortası kapsamında kesintisiz tarımsal faaliyetin bulunduğunun anlaşıldığı hallerde, 1479 Sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli sigortalılığın 2926 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı tümden sona erdirmeyeceği, 2926 sayılı Yasa’nın 36 ve 10.maddesindeki şartlarında gerçekleşmesi halinde 1479 sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli çalışmalar dışında kalan süreler bakımından Tarım … sigortalısı olunduğunun kabulünün gerekeceği, 1479 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmaların uzun süreli olduğu hallerde ise, tarımsal faaliyeti kesintiye uğratan 1479 Sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığın sona ermesinden sonra, 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığın yeniden başlatılabilmesi için, doğrudan prim yatırılması veya aynı yasanın 36.maddesine göre ürün bedelinden tevkifat yapılması yoluyla yeniden kayıt ve tescil yolundaki iradenin ortaya konulması gerektiği Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Somut olayda, davacının tarımsal faaliyeti nedeniyle 01.06.1992 tarihinde Tarım … sigortalısı olarak tescil edildiği, 24.07.1992, 21.04.2005, 17.05.2006, 19.06.2006, 15.08.2006, 12.05.2011, 05.07.2011, 05.09.2011, 31.10.2011, 30.12.2011, 29.12.2012 tarihlerinde prim ödemelerinin olduğu, ürün teslimi nedeniyle prim kesintisi yapılıp yapılmadığının araştırılmadığı, 02.05.1993-01.06.1994 tarihleri arasında 1479 Sayılı Yasa’ya
tabi sigortalılığının bulunması nedeniyle davalı Kurumca 01.05.1993 tarihi itibariyle Tarım … sigortalılığının sona erdirildiği, vergi kaydına dayalı bu sigortalılığın sona ermesinden sonra tarım … sigortalısı olma iradesini ortaya koyacak ilk prim ödemesinin 21.04.2005 tarihinde gerçekleştiği, bu prim ödemesine istinaden 01.05.2005 tarihinden itibaren yeniden kayıt ve tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, davacının esnaf … sigortalılığının sona ermesinden sonra Tarım …’lu olma iradesini ortaya koyacak şekilde tekrar prim ödemesi 21.04.2005 tarihinde olduğundan 02/06/1994-30/04/2005 tarih aralığında tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak iş, davacının uzun süreli esnaf … sigortalılığının sona ermesinden sonra prim kesintisi olup olmadığını araştırmak, 21.04.2005 tarihli prim ödemesinden daha önce prim kesintisi yapılmış ise kesinti tarihini takip eden aybaşından itibaren kurumca yeniden kayıt ve tescilin yapıldığı 01.05.2005 tarihine kadar tarım … sigortalı olduğunun tespitine karar vermek, kesinti yapılmamış ise 1479 Sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığın sona ermesinden sonra tarım … sigortalısı olma iradesini ortaya koyacak ilk prim ödemesinin 21.04.2005 tarihinde gerçekleştiğinden Kurumca bu prim ödemesine istinaden 01.05.2005 tarihinden itibaren yeniden kayıt ve tescil işleminin yerinde olduğu gözetilerek davanın reddine karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucu … şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 25.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.