YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2466
KARAR NO : 2013/10657
KARAR TARİHİ : 23.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, 01/01/2000-31/08/2008 tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, aylık bağlanması gerektiğine, aylıkların faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacı ve davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 1.1.2000-31.8.2008 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti ile tahsis talebine istinaden kısmi yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile, davacının 1.1.2000-1.5.2008 tarihleri arasında tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti ile 1.9.2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına ve yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş kararları; Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi halinde, Bağ-Kur’un prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi, yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiğinden, prim tevkifatının yapıldığı tarihi izleyen aybaşından itibaren sigortalı olarak kabulü gerektiği yönündedir.
İlk prim kesintisini izleyen yıllarda prim kesintisi veya ürün tesliminin gerçekleştiğinin belirlendiği durumlarda, bu yıllar için de tespit kararı verilmesi gerekmektedir.
Tarım Bağ-Kur sigortalılığının … koşulu 2926 sayılı Yasanın 2/1 ve 3/b maddelerinde belirtildiği gibi, tarımsal faaliyette bulunmaktır. Prim tevkifatına dayalı tespit davasında, salt ziraat odası ve kooperatif kaydı gibi belgelerin bulunması, davanın kabulü için yeterli değildir. Tarımsal faaliyetin sürdüğünün, faaliyete ilişkin olarak hangi tarımsal ürünlerin üretildiği, nereye satıldığı veya teslim edildiği gibi hususlar da somutlaştırılarak belirlenmelidir. Prim tevkifatı ve ürün tesliminin, iki yıla kadar olan süre dışında süreklilik arzettiği hallerde de, tarımsal faaliyetin sürekli olduğu kabul edilebilir.
İlk prim kesintisini izleyen yıllarda prim kesintisi veya ürün tesliminin gerçekleştiğinin belirlendiği durumlarda, bu yıllar için de tespit kararı verilmesi gerekmektedir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacının 28.8.2008 tarihinde kurum kayıtlarına intikal eden işe giriş bildirgesine göre, tevkifat kesintisine istinaden 1.5.1999 tarihinde tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak Kuruma tescil edildiği ancak ürettiği ürünleri ne şekilde değerlendirdiği, nereye sattığı veya teslim edildiği hususlarının yeteri kadar araştırılmadığı anlaşılmaktadır.
Prim kesintisine dayalı tespit davalarında, ilk prim kesintisinin yapıldığı yılı takip eden yıllarda da, prim kesintisinin veya ürün tesliminin yani tarımsal faaliyetin düzenli olması gerekir. Düzenli prim kesintisi ve ürün tesliminden amaç, bunun her yıl yapılabileceği gibi, prim kesintisi veya ürün tesliminin iki yıla kadar olan süre dışında devam ettiği durumlarda da düzenli olduğu dolayısıyla tarımsal faaliyetin sürekli olduğu kabul edilebilir.
Somut olayda, nizalı dönemde davacının ürettiği tarımsal ürünleri nereye sattığı veya teslim ettiği hususları ve teslim ettiği ürünlerden herhangi bir prim kesintisi yapılıp yapılmadığı hususları yeteri kadar araştırılmadan hüküm kurulmuş olması hatalı olmuştur.
Yapılacak iş, nizalı dönemde davacının ürettiği ürünleri ne şekilde değerlendirdiği hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip, ilk prim kesintisini izleyen yıllarda prim kesintisi veya ürün tesliminin gerçekleştiğinin belirlendiği durumlarda, bu yıllar için tespit kararı vermek, aksi halde tespit davasının reddine karar verilip, çıkacak sonuca göre yaşıllık aylığı hakkında karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı ve davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davacıya iadesine, 23/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.