Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/2648 E. 2013/10144 K. 20.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2648
KARAR NO : 2013/10144
KARAR TARİHİ : 20.05.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalı Kuruma yapmış olduğu borçlanmanın geçerli olduğunun tespitiyle, Kuruma borçlu olmadığına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurum’un aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava; davacının davalı Kurum’a 3201 sayılı Yasa gereğince 506 sayılı Yasa kapsamında yapmış olduğu borçlanma talebinin geçerli olduğunun tespitine, mahkemece aksi kanaate varılması halinde borçlanmanın 1479 sayılı Yasa kapsamında geçerli olduğunun tespitine, Kurum tarafından iadesi talep edilen 12.287,60 SFR dolayısıyla Kurum’a borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; davanın kabulü ile; davacının 3201 sayılı Yasa gereğince yaptığı borçlanmanın geçerli olduğunun tespitine, davacının davalıya 16.921,25 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının İsviçre’de çalıştığı 02.05.1988 – 10.03.1992 tarihleri arasındaki 1388 günlük çalışmasını 23.12.1992 tarihinde 3201 sayılı Yasa’ya göre borçlandığı, davalı Kurum tarafından 1388 ABD Doları karşılığı olan 2.121 SFR’lik miktarın ise 26.08.1993 tarihli liste ile transfer edilen primlerinden kesildiği ve geriye kalan 12.287,60 SFR’lik miktarın 26.08.1993 tarihinde davacıya iade edildiği, davalı Kurum tarafından davacının ancak 3201 sayılı Yasa’ya göre borçlanma talebinde bulunduğu tarihte 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olması nedeni ile yapılan borçlanmanın iptal edildiği ve 12.287,60 SFR’nin iadesinin istenildiği, Kütahya İş Mahkemesi’nin 19.10.2005 Tarih ve 2005/327 esas, 2005/514 karar sayılı dosyasında davacının 29.01.1980 – 04.09.1982 tarihleri arasındaki sürelerde yurtdışı borçlanması yapabileceğinin tespitine karar verildiği ve kararın Dairemizce de onanarak kesinleştiği, davacının 02.05.1988 – 10.03.1992 tarihleri arasında İsviçre’de çalıştığı, 01.01.1985 – 02.05.1988 ve 01.03.1992 – 10.11.1993 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı sayıldığı, 01.01.1985 – 20.04.1992, 01.01.1992 – 30.04.1992 ve 29.04.1992 – 26.10.1992 tarihleri arasında vergi kaydı bulunduğu, 30.12.1984 – 24.04.1992 tarihleri arasında oda ve 29.04.1985 – 10.11.1993 tarihleri arasında da sicil kaydı bulunduğu, ayrıca 10.02.1998 – 2005/3. dönem arası toplam 2.503 gün SSK’lı çalışması olduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda; davacı dava dilekçesiyle, 3201 sayılı Yasa’ya göre yaptığı borçlanmanın 506 sayılı Yasa kapsamında geçerli olduğunun tespitine, mahkemece aksi kanaate varılması halinde ise yapılan borçlanmanın 1479 sayılı Yasa kapsamında geçerli olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmekle terditli bir talepte bulunmuş, mahkemece davacının 3201 sayılı Yasa gereğince yaptığı borçlanmanın geçerli olduğunun tespitine karar verilmişse de hangi yasa kapsamında olduğu belirtilmemiştir. Davacının, 3201 sayılı Yasa gereğince borçlanma talebinde bulunduğu dönemde, 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğu, bu itibarla borçlanma talebini de bu Yasa çerçevesinde yapması gerektiği, davalı Kurum’un bu yöndeki işleminin yerinde olduğu açıktır. Davalı Kurum vekili de 01.06.2010 havale tarihli dilekçesiyle, 24.11.2009 tarihinde yayınlanan 2009/140 sayılı genelgeye göre davacının iptal edilen borçlanmasının geçerli sayıldığını ve borçlandırıldığı sürelerin 4/b statüsünde geçmiş hizmet olarak kaydedildiğini bildirmiştir. O halde; davacının talebinin 506 sayılı Yasa kapsamında kabul edilmesi mümkün olmayıp bu durumda davanın reddedilmesi, 1479 sayılı Yasa kapsamında kabulü halinde ise davalı Kurum tarafından yargılama sırasında iptal edilen borçlanmanın geçerli sayıldığı ve borçlanılan sürelerin 4/b statüsünde geçmiş hizmetler olarak kabul edildiğinin göz önünde bulundurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum’un bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.