YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2670
KARAR NO : 2013/9677
KARAR TARİHİ : 14.05.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, Kurumun aylık kesilmesi işleminin iptaline, yaşlılık aylığının yeniden ödenmesine, iadesi talep edilen 19.757,11 TL’nin tahsili için başlatılan bir işlem veya icra takibi varsa durdurulmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekilince duruşmalı temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, 506 sayılı Yasa hükümleri gereğince aldığı yaşlılık aylığını iptal eden davalı Kurumun aylık kesme işleminin iptaline, yaşlılık aylığının kesildiği tarihten itibaren ödenmesi gerektiği ve borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de; bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 1.1.1967 – 30.12.1984 tarihleri arasında 16 yıl 3 ay Emekli Sandığı kapsamında, 12.11.1998 – 31.12.1998, 1.7.1999 – 13.8.2001 ve 12.12.2003 – 30.3.2005 tarihleri arasında toplam 1281 gün 506 sayılı Kanun kapsamında çalışmalarının olduğu, 31.3.2005 tarihinde tahsis talebinde bulunan davacıya Enekli Sandığı ve 506 sayılı Kanun kapsamındaki çalışmalarından dolayı, 506 sayılı Kanun uyarınca 1.4.2005 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığı bağlandığı, daha sonra davacının 7.1985 – 4.1997, 1.1999 – 9.2001 ve 6.2002 – 10.2002 tarihleri arasında yurtdışı çalışmalarının olduğu, bu çalışmalardan 1.1999 – 9.2001 tarih aralığındaki çalışmalarının Türkiye’deki 506 sayılı Kanun kapsamındaki 1.7.1999 – 13.8.2001 tarihleri arasındaki çalışmalar ile çakıştığının tespit edildiği, bu nedenle davacının 1.7.1999 – 13.8.2001 tarih aralığındaki 506 sayılı Kanun kapsamındaki çalışmalarının iptal edildiği, iptal edilen sürelerden sonra davacının 506 sayılı Kanun uyarınca yaşlılık aylığı şartlarını yitirdiğinden yaşlılık aylığının da iptal edildiği ve 1.4.2005 tarihinden itibaren ödenen aylıkların (19.757,11 TL) yersiz ödendiği belirtilerek davacı adına borç çıkarıldığı, davacının 1.7.1999 – 13.7.2001 tarihleri arasında toplam 13 defa yurda giriş yaptığı, her seferinde bir süre kaldıktan sonra tekrar yurtışına çıktığı, davacının iptal edilen çalışmalarının geçtiği, … Plastik San. Ve Tic. A.Ş.’ye ait bina inşaatı işyerinde Kurum müfettişlerince yapılan denetleme sonucu tutulan 22.2.2001 tarihli raporda davacının fiilen ve kayden çalıştığının belirtildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, dava niteliği itibariyle davalı Kurum tarafından iptaline karar verilen hizmet sürelerinin fiili ve gerçek olduğunun, başka bir anlatımla, davacının 12.11.1998 – 31.12.1998, 1.7.1999 – 13.8.2001 ve 12.12.2003 – 30.3.2005 tarihleri arasında … Plastik San. Ve Tic. A.Ş.’de hizmet akdine tabi olarak çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesinde, bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında, resmi belge veya yazılı delillerin bulunması, sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki, bu tür kanıtların bulunmaması, salt bu nedenle dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması, inandırıcı olmaları koşuluyla, Kuruma bildirilen dönem bordroları tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken işverenler tarafından Kuruma bildirilen komşu işyerleri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kimi diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Somut olayda, davacının Türkiye’ye sık sık giriş çıkış yapması karşısında yurtdışında hangi çalışmadan dolayı 1.1999 – 9.2001 tarih aralığında 33 ay sigortalı gösterildiğinin araştırılmadığı, … Plastik San. Ve Tic. A.Ş.’nin 21000107 sicil numaralı işyerine ait dönem bordrolarının getirtilmediği, … Plastik San. Ve Tic. A.Ş.’nin yöneticilerinden olan tanıklar … ile …’in davacıyı yurtdışında görevlendirdikleri şeklindeki beyanlarına karşlılık … Plastik San. Ve Tic. A.Ş.’nin davacının yurtdışında sigortalı çalışmalarının geçtiği Avusturya ülkesi ile ticari ilişkisinin olup olmadığı araştırılmadan eksik inceleme ve araştırma ile sonuca gidilmiştir.
Yapılacak iş, davacının Avusturya’daki 1.1999 – 9.2001 tarih aralığındaki çalışmalarının gerçek olup olmadığını, davacının bu tarihler arasında sık sık Türkiye’ye gelip bir süre kaldıktan sonra tekrar gitmesi karşısında kesintisiz sigortalı görünmesini araştırmak, … Plastik San. Ve Tic. A.Ş.’nin 1.1999 – 9.2001 tarih aralığında Avusturya ülkesi ile ticari ilişkisinin olup olmadığı yönünden araştırma yapmak, … Plastik San. Ve Tic. A.Ş.’nin 21000107 sicil numaralı işyerine ait ihtilaflı döneme ilişkin tüm dönem bordrolarını getirterek ve bu bordrolarda ihtilaflı dönemin tamamında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, bordrolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmemesi halinde, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, gerçek çalışma olgusunun somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 14/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.