YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2687
KARAR NO : 2013/9683
KARAR TARİHİ : 14.05.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, itibari hizmet süresinin tespitiyle, fiili hizmet sürelerine eklenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, itibari hizmet süresinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın Ek-5. maddesi 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa’nın 106. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış, 5510 sayılı Yasa’nın 40. maddesindeki düzenlemeyle de davacının çalıştığını ileri sürdüğü iş kolu kapsamdan çıkarılmıştır. Bu nedenle mahkemece davacının 01.10.2008 tarihinden sonra davalı işyerinde geçen çalışmalarının da itibari hizmet süresi kapsamında olduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve Yasa’ya aykırı olup bozma nedenidir.
Öte yandan, 506 sayılı Yasanın Ek 5. maddesi ile kazanılan hizmetler işveren tarafından primi ödenmiş hizmetler üzerinden kazanılacağından ve mülga 506 sayılı Yasanın 77, 79 ve 85. maddeleri ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde belirtilen şekilde ve yine 5510 sayılı Yasanın 3. maddesinin 5754 sayılı Yasanın 1. maddesi ile değişik 14 ve 15. alt bentlerinde belirtildiği şekilde ay 30 gün, yıl ise 360 gün olarak bildirilen süreyi ifade ettiğinden ve hesaplamanın bu şekilde bildirilen hizmet cetvelindeki primi ödenmiş günler üzerinden yapılması gerekirken, mahkemece işverenin gönderdiği, ancak yıl içindeki bazı ayların 31 gün olması esasından hareketle, hizmet cetvelindeki günlerden daha fazla olan çalışma gün sayılarının esas alınması suretiyle fazla itibari hizmet süresine hükmedilmesi de usul ve Yasa’ya aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun ve davalı …’nın bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalılardan Kayseri … Fabrikası A.Ş.’ye iadesine, 14/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.