YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3654
KARAR NO : 2013/8505
KARAR TARİHİ : 30.04.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, davacının 1999 yılı Nisan ayından 30.03.2004 tarihine kadar davalı Belediyede gece bekçisi olarak geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı Belediyece davacı adına 15.06.1999, 14.01.2001, 15.06.2002, 14.02.2003 tarihli işe giriş bildirgelerinin verildiği, davalı Belediyenin 15.06.1999 tarihinden itibaren kanun kapsamına alındığı, davalı işyerine ait bir kısım dönem bordrolarının geldiği, davalı işyerinden davacının 15.01.2001 tarihinden itibaren 2003 yılı sonuna kadar otuz günün altında hizmetinin bildirildiği, bazı aylara ilişkin puantaj bildirimlerinin geldiği, işten çıkarma ve işçi alımına ilişkin yazıların bir kısmının bulunduğu, 1999, 2000, 2001, 2002, 2003 yıllarına ilişkin ücret bordrolarının bir kısmının bulunduğu, davacının 1999, 2000 yılının bazı aylarına ilişkin ücret bordrolarında çalışmasının bulunmasına rağmen imzalı işe giriş bildirgesinin bulunması sebebiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davacının çalışmalarının geçtiğini ileri sürdüğü işyeri Belediye olup bir kamu kuruluşudur. Bu nedenle, davalı işyerinde resmi kayıtlara dayanılması ve ücretlerin yazılı belge ile ödenmesi esastır. Nitekim, davacının bazı aylara ilişkin çalışmalarının ücret bordrosu düzenlenerek resmi kayıtlara intikal ettirildiği de tartışmasızdır. Bunun dışında davacının, kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenle bildirim dışı kaldığı gereğince ve yeterince araştırma konusu yapılmamıştır. Davacının ücretsiz çalışması hayatın olağan akışına aykırı, kamu kuruluşundaki çalışmaların resmi kayıtlara geçirilmesi ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılması asıl olduğuna göre davacının tespitine karar verilen dönemde resmi kayıtların olmadığı tarihlerde ücretini nasıl aldığı hususu araştırılmadan, tanık sözlerine dayalı olarak çalışmanın kanıtlandığının kabul edilmesi doğru görülmemiştir. Ayrıca, davacı daha önceki bir tarihte çalışmaya başlamasına rağmen sonradan hizmetinin bildirilmeye başlanması her zaman mümkündür. Bu sebeple eylemli çalışmanın varlığı halinde işe giriş bildirgesinin varlığı önemli değildir.
Yapılacak iş, öncelikle davacının ücret bordrosunda çalışmasının gösterildiği dönemlerde çalıştığının tespitine karar vermek, ücret bordrosunun bulunmadığı dönemler bakımından ise davalı Belediyenin muhasebecisi, müdürleri, Belediye başkanları dinlenerek davacının ücretini nasıl aldığını ortaya koymak, davacıdan bu tarihler arasında ücret ödendiğini kanıtlayan belge olup olmadığını sormak, varsa mahkemeye sunması için süre vermek, kamu kuruluşlarında geçen çalışmanın yazılı belge ile kanıtlanması asıl olsa da, ücretin başkaca şekilde ödendiği fiili, somut olarak ortaya koyulduğu, resmi kayıtlara geçmeyen ücret ödemesinin gerekçesi ile açıklanması halinde, ücret bordrolarının olmadığı dönemleri de kabul etmek ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 30/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.