Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/3703 E. 2012/23452 K. 17.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3703
KARAR NO : 2012/23452
KARAR TARİHİ : 17.12.2012

MAHKEMESİ :… Mahkemesi

Davacı, … kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Taraflar arasındaki davacının maddi tazminat istemine dair, Mahkemece verilen 27/12/2011 tarihli karar, davacı vekilince süresinde temyiz edilmiş olup, bilahare davacı vekilinin vekaletnamesindeki yetkisine binaen temyiz talebinden feragat etmiş bulunduğu anlaşıldığından vaki temyiz talebinin feragat nedeniyle REDDİNE karar vermek gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, temyizin kapsamı ve temyiz nedenlerine göre, davalı şirket vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
Dava,13.08.2006 tarihinde geçirdiği … kazasında %10 oranında sürekli işgöremezliğe uğrayan sigortalının maddi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; olayın SGK Başkanlığı tarafından … kazası kabul edildiği,06.06.2011 tarihli kusur raporunda davaya konu zararlandırıcı olayda %75 oranında davalı işveren ,%25 oranında ise davacı kusurunun bulunduğunun belirtildiği,ayrıca beton pompası operatörü olduğu anlaşılan sigortalının ücretine ilişkin kendi meslek birliğinden görüş sorulmadan,davacı iddiası,… cevabı ve tanık beyanı dikkate alınarak asgari üçretin 2.62 katı üzerinden yapılan hesap raporuna itibar edilerek neticeye gidildiği anlaşımaktadır.
Zararlandırıcı olaya maruz kalan sigortalının maddi zararının hesaplanmasında, gerçek ücretinin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin ise işçinin kıdemi ve yaptığı işin özelliği ve niteliğine göre işçiye ödenmesi gereken ücret olduğu, işyeri veya sigorta kayıtlarına geçmiş ücret olmadığı Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Somut olayda davacının olay tarihindeki ücreti yeterli şekilde araştırılmadan sadece yaptığı … ile doğrudan ilgisi olmayan … Ticaret Odası yazısı ve tanık beyanı ile yetinilerek eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.
Yapılması gereken …;davacının yaptığı işe göre ilgili meslek odalarından (inşaatciler odası,hazır beton birliklikleri,makine müh.odası vs) yaşı, mesleki kıdemi, eğitim durumu da belirtmet suretiyle emsallerinin ücretini araştırmak, gerçek ücretinin tespiti için gelen bu cevap veya cevapları diğer tüm deliller ile bir arada değerlendirilerek davacının hükme esas alınabilecek gerçek üçretini tespit etmek, bu ücrete göre maddi zararını yeniden hesaplatmak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı şirket vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Davacı vekilinin, temyiz isteminden feragatı nedeniyle temyiz talebinin Reddine.Davalı vekilinin temyizi bakımınadan hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde tarafalara iadesine, 17.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.