Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/4392 E. 2012/5901 K. 12.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4392
KARAR NO : 2012/5901
KARAR TARİHİ : 12.04.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 10/03/1988-26/12/2003 tarihleri arasında zorunlu SSK’lı çalışmaları hariç Tarım … sigortalısı olduğunun tespitiyle 01/01/2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 1.3.1988-26.12.2003 tarihleri arasında kısa süreli SSK’lı çalışmaları dışlanmak sureti ile tarım … sigortalısı olduğunun tesbiti ve 1.11.2010 tarihi itibari ile emekli olmaya hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının 1.9.1998-26.12.2003 tarihleri arasında tarım … sigortalısı olduğunun tespitine, davacının 1.1.2004-30.9.2008 tarihleri arasında tarım … sigortalısı sayılamayacağının tespitine ve yasal şartlar oluşmadığından emekli aylığı talebinin reddine karar verilmiştir.
Mülga 2926 sayılı Yasa’nın 2.maddesinin 1.fıkrasına göre ” Kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın 3 üncü maddenin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyetlerde bulunanlar, bu Kanuna göre sigortalı sayılırlar.” Yasa’nın 3.maddesinin ( b ) bendine göre tarımsal faaliyette bulunanlar tabiri; kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya mahsus mahallerde ekim dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünlerinin üretimini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından muhafazasını, taşınmasını sağlayanları veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanları ifade etmektedir.
Öte yandan 2926 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılık zorunlu olup bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemez ve kaçınılamaz. Yasa’nın 2.maddesine göre sigortalı sayılanların, sigortalı hak ve yükümlülüğünü ortadan kaldırmak amacıyla Kuruma sundukları dilekçe ve belgelere hukuki değer verilemez.
Somut olayda, davacının 1.3.1988 tarihinden itibaren 2926 sayılı Yasa kapsamında tarım … sigortalısı olarak kayıt ve tescilinin yapıldığı, 506 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalı çalışmaları nedeniyle tarım … sigortalılığının 31.8.1996 yılında terk verildiği ve 1.8.1998 tarihinde yapılan tevkifat uyarınca yeniden tescilinin yapıldığı ve 2008 yılından sonra ziraat odası kaydı bulunmaması nedeni ile 5510 sayılı yasa uyarınca 30.9.2008 tarihinde terk verildiği anlaşılmaktadır.
Davacının ziraat odası kaydının 26.12.1989 tarihinde yapıldığı ve 26.12.2003 tarihinde silindiği, tarım kredi kooperatif kaydının ise 4.10.1994 tarihinde yapıldığı ve 18.3.2009 tarihinde silindiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar davacının ziraat odası kaydının 2003 yılında silindiği ve bu tarihten sonra da kurumca prim kesintisi yapılmadığı tespit edilmişse de; davacının Tarım Kredi Kooperatif kaydının 2009 yılına kadar devam ettiği, dinlenen tanıkların davacının tarımla uğraştığını bildirdikleri anlaşılmakta ise de, davaya konu dönemde tarımsal faaliyette bulunup bulunmadığının sağlıklı bir biçimde araştırıldığı söylenemez.
Yapılacak iş, muhtarlık ve adrese dayalı kayıt sisteminde yer alan bilgilerden yararlanarak davacının davaya konu dönemde nerede ve hangi tarihler arasında ikamet ettiğini belirleyerek tarımsal faaliyette bulunmadığı takdirde kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin geçimini ne şekilde temin ettiğini araştırmak, Bandırma ilçesinde çiftçilerin ürünlerini teslim ettikleri kurum ve kuruluşlardan davacının ürün teslimi ve prim kesintisi olup olmadığını sormak, İlçe Tarım Müdürlüğü ve Ziraat Odasından davacının tarımsal faaliyeti ile ilgili belgelerin örneklerini istemek, davacının tarım desteğinden yararlanmak amacıyla başvurusu olup olmadığını ve destek alıp almadığını, davacının sahibi olduğu tarım arazileri ile ilgili tarım desteği alınıp alınmadığını ve kim tarafından alındığını sormak, köy muhtarı ile ihtiyar meclisi üyelerini ve gerek görülürse kolluk araştırması ile belirlenecek kamu tanıklarını dinlemek ve böylece davacının zorunlu sigortalılık koşulu olan tarımsal faaliyetini hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirleyerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece yukarıda açıklanan hukuki ve maddi olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.