Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/4797 E. 2013/10428 K. 21.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4797
KARAR NO : 2013/10428
KARAR TARİHİ : 21.05.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, çakışan süreler hariç bağ-kur sigortalısı olduğunun tesiptine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının SSK kapsamındaki sigortalılık süreleri haricinde Bağ-kur sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının 31.08.1984-05.11.1984,16.11.1987-18.07.2003 tarihleri arasında 1479 sayılı yasa uyarınca esnaf Bağ-kur sigortalısı sayılması gerektiğinin tespitine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Dosyaki kayıt ve belgelerden; intikal tarihi 09.05.1988 olan Bağ-Kur giriş bildirgesiyle 01.04.1983 tarihinde vergi kaydına istinaden davacının Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil olunduğu, marangozluk işi nedeniyle 01.04.1983-05.11.1984, 16.11.1987-31.05.1990 tarihleri arasında vergi kaydı, 16.06.1988-26.04.2011 tarihleri arasında esnaf sicil kaydının bulunduğu, davacının 01.04.1983-05.11.1984, 16.11.1987-15.08.2005 tarihleri arasında Esnaf Bağ-Kur sigortalısı iken çakısan SSK’lılığı nedeniyle Kurumca Esnaf Bağ-Kur sigortalılığının yeniden düzenlendiği, 1479 sayılı yasanın Geçici 17.maddesi gereğince 05.11.1984 tarihi itibariyle durdurulan sigortalılığı ile 31.08.1984-05.11.1984, 16.11.1987-31.05.1990, 01.10.1990-18.07.2003 tarihleri arasında Esnaf Bağ-Kur sigortalısı olduğu, 01.04.1990-30.09.1990, 19.07.2003-30.08.2003 tarihleri arası ve 23.03.2006-devam eder şekilde 506 sayılı yasaya tabi sigortalılığının bulunduğu anlaşılmaktadır.
“Çakışan sigortalılık sorununu” gerek 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ve gerekse 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu birbirlerine paralel düzenlemeler ile bir sigortalının aynı anda birden fazla sosyal güvenlik kurumuna tabi olmasını yasaklayıp sigortalının önceden başlayıp devam edegelen sigortalılığına geçerlik tanıyarak çözüme ulaştırmaya çalışmışlardır. Yasal sistemimize göre bir kimsenin Sosyal Sigortalar Kurumu kapsamına girebilmesi için hizmet akdine tabi bir işte çalışması yanında başka bir sosyal güvenlik kurumu kapsamında bulunmaması gerekir. 506 sayılı Yasanın 3. maddesinin I. ( F ) bendinde “Kanunla kurulu emekli sandıklarına aidat ödemekte olanların” ( K ) bendinde ise, “Herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın kendi … ve hesabına çalışanların” sigortalı sayılmayacağı” belirtilmiştir. Aynı şekilde 1479 Sayılı Bağ-Kur Kanunu’nun 24. maddesinin I. ve II. Fıkralarında da bir kimsenin Bağ-Kur kapsamına girebilmesi için kendi adına bağımsız çalışıp kazanç sağlaması yanında. başkaca sosyal güvenlik kurumu kapsamında bulunmaması koşulu getirilmiştir. Bütün bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere, sosyal güvenlik sistemimizde çifte sigortalılık mümkün olmayıp, önceden başlayıp devam edegelen sigortalılığa geçerlik tanınmaktadır (3.10.2001 gün ve E: 2001/21-627, K: 2001/659 Sayılı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı).
01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı yasanın 53/1 maddesinde “Sigortalının, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık nedenlerinden birden fazlasına aynı anda tâbi olmasını gerektirecek şekilde çalışması halinde; öncelikle (c) bendi kapsamında, (c) bendi kapsamında çalışması yoksa ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak sigortalı sayılacağı” bildirilmiştir. 3.2.2011 tarihli 6111 Sayılı Yasanın 33. maddesi ile değiştirilen ve 01.03.2011 tarihinde yürürlüğe giren 5510 Sayılı Yasanın sigortalılık hallerinin birleşmesi başlıklı 53/1. maddesinde ise “Sigortalının, 4. maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık hallerinden birden fazlasına aynı anda tabi olmasını gerektirecek şekilde çakışması halinde, öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statülerine tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi halinde ise aynı maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılacağı” belirtilmiş ve aynı yasanın Geçici 33. maddesinde ise “Kanunun 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla yapılan değişiklikler, bu değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten öncesi için uygulanmaz”hükmü getirilmiştir.
Görüldüğü üzere kanunların derhal uygulanması ilkesinin olmasına rağmen aynı yasanın Geçici 33. Maddesiyle 01.03.2011 tarihli, 5510 sayılı Yasanın 53. üncü maddesinin birinci fıkrasında bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla yapılan değişikliklerin, bu değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten öncesi için uygulanmayacağı hükmü getirilmiştir
20.06.1987 gün ve 3396 Sayılı Kanun ile 1479 Sayılı Kanun’un değiştirilen 25.maddesinin (g) bendinde “gelir vergisinden muaf olan, ancak Esnaf ve Sanatkarlar Sicili ile birlikte kanunla kurulu meslek kuruluşlarındaki kayıtlara istinaden Bağ-Kur sigortalısı olanlardan bu sigortalılıklarının devamı sırasında, hizmet akdi ile çalışanların çalışmaya başladığı tarihten bir gün önce sigortalılıkları sona erer.” hükmü yer almaktadır.
Somut olayda davacının Bağ-kur sigortalılığı vergi kaydına göre 01.04.1983 tarihinde başlamış olup, SSK’lı sigortalılığı ise 01.04.1990 tarihinden itibaren başlamıştır. Davacının önceden başlayan sigortalılığı Bağ-Kur sigortalılığı olduğundan 1479 sayılı Yasa’nın 25. maddesinin g) bendine göre davacının vergi kaydının sona erdiği 31.05.1990 tarihine kadar geçerli olan sigortalılık Bağ-kur sigortalılığıdır. Vergi kaydının sona ermesinden sonra davacının Bağ-kur sigortalılığı esnaf sicil kaydına istinaden devam ettiğinden 1479 sayılı Yasa’nın 25. maddesinin g) bendindeki “hizmet akdi ile çalışanların çalışmaya başladığı tarihten bir gün önce, Bağ-kur sigortalılıkları sona erer.” şeklindeki düzenlemeye göre 01.06.1990 tarihinde başlayıp 30.09.1990 tarihinde sona eren 506 sayılı yasaya tabi sigortalılığına geçerlilik tanınması gerekir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin 01.06.1990-01.10.1990 tarihleri arasında davacının Bağ-Kurlu sayılması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ayrıca hükmün ilk fıkrasındaki süreler yönünden davacının hukuki yararı yoktur.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.