Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/4815 E. 2013/10239 K. 20.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4815
KARAR NO : 2013/10239
KARAR TARİHİ : 20.05.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 17/12/2005-16/09/2009 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

Dava, davacının 17/12/2005-16.09.2009 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının ve gerçek kazancının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ıspatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/8. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Dosyada ki kayıt ve belgelerden, davacının davalıya ait işyerinde 13.4.2006 tarihinde işe başladığına dair işe giriş bildirgesinin verildiği, 16.9.2009 tarihine kadar hizmet bildiriminin yapıldığı, dava dışı işyerinden 17.12.2005 tarihinde çıkışının verildiği, bildirilen döneme ilişkin ücret bordrolarında kazancın asgari ücretten bildirildiği ve davacının imzasının bulunduğu, beyanı alınan davacı ve davalı bordro tanıklarının davacının çalışmasının başlangıcı ve ustabaşı olarak asgari ücretin üzerinde kazançla çalışıp çalışmadığı husunda çelişkili beyanda bulundukları, davacı bordro tanıklarının davacının ustabaşı olarak çalıştığını beyan etmelerine karşılık davalı tanıklarının davacının vasıfsız işçi olup asgari ücretle çalıştığını beyan ettikleri, ayrıca bordro tanıklarından …’nin çalışma başlangıcının 11.3.2006 tarihi olup kendisi işe başladığında davacının çalışıyor olduğunu beyan etmesine karşılık davalı bordro tanığı …’in davacının 2006 yılı ortalarında iş başı yaptığını beyan ettiği, mahkemece beyanlar arasındaki çelişkiler giderilmeden sonuca gidildiği ve böylece çalışmanın yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmediği anlaşılmaktadır.
Davacı işçi, işyerinde nitelikli işçi (usta) olarak çalıştığını ileri sürmektedir.
Nitelikli ve tecrübeli bir işçinin, yaptığı işin özelliğine göre asgari ücret üzerinden ücret alması, hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu durumun belirlenmesi halinde, işveren tarafından asgari ücret üzerinden düzenlenen belgelerin aksinin kanıtlanamayacağı düşünülemez.
Mahkemece yapılacak iş, davacının çalışmasının ne zaman başladığının sağlıklı bir şekilde belirlenmesi amacıyla, davacının 2005 yılında davalı işyerinde görevlendirilmesine ilişkin belge, kayıt veya fotoğraf olup olmadığını ya da bu tarihler arasında ücret ödendiğini kanıtlayan belge olup olmadığını sormak ve var ise mahkemeye sunması için davacıya önel vermek, çalışmanın ne zaman başladığı hususunda gerekli görülürse yeniden kayıtlı tanıkların beyanlarına başvurmak, tanık beyanları arasındaki çelişkiyi gidermek, gerçek ücretin tespiti yönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumundan davacının sicil dosyası ile işyerine ilişkin ücret bordrolarını getirtmek, yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi ile işyerinin kapsam ve kapasitesini belirlemek, gerektiğinde işverenin bordrolarında kayıtlı diğer işçilerin beyanına başvurmak, işverenin yaptığı bildirimler ile çalışan işçilerin niteliklerini de karşılaştırarak, işverenin çalıştırdığı işçilerin kıdem ve pozisyonuna göre gerçek ücreti üzerinden bildirilip bildirilmediği üzerinde durmak, davacının asgari ücret ile çalışması olağan olmayan nitelikli bir işçi olup olmadığını, nitelikli bir işte çalıştırılıp çalıştırılmadığını belirlemek, asgari ücretle çalışmasının olağan olmadığı belirlendiği takdirde, işverenin aynı pozisyondaki işçilere ödediği ücretlerin gerçeğe uygun olup olmadığını değerlendirmek, bu bildirimlerin gerçeğe uygun olduğunun belirlenmesi halinde, bu ücretleri esas almak, gerçeğe uygun olmadığının saptanması halinde ayrıca Makine Mühendisleri odası ile Türkiye Döküm Sanayicileri Derneğinin bildirdiği ücretler de dikkate alınarak, belirlenecek gerçek ücret üzerinden sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 20/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.