Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/533 E. 2012/711 K. 30.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/533
KARAR NO : 2012/711
KARAR TARİHİ : 30.01.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, ilk kesinti tarihini takip eden aybaşından itibaren Tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, ilk prim kesintisini takip eden aybaşından tescil-dava tarihine kadar Tarım … sigortalısı olduğunun tespitini ve 6111 sayılı Yasa’dan faydalandırılmasını istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 30.10.1995 tarihinden beri devam eden ziraat odası kaydı bulunduğu, kooperatif kaydı bulunmadığı, zabıta araştırmasında kendisine ait ve miras kalan taşınmazlarda tarımsal faaliyette bulunduğunun bildirildiği, 2002-2004 ve 2009-2011 yıllar arası çiftçi kayıt sisteminde kayıtlı olduğu, davacıya 2010-2011 yıllarında DGD ödemesi yapıldığı ve 03.12.1996 tarihli ilk madde alım pusulası bulunduğu, davacının sicil dosyası içerisinde ise Çal Tekel Müdürlüğü’nce satın alınan kuru üzüm bedelinden 22.579,00 TL kesinti yapıldığına dair belge bulunduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacının şahsi dosyasında bulunan 03.12.1996 tarihli ilk madde alım pusulasına istinaden 22.579,00 TL kesinti yapılıp yapılmadığı araştırılmadan, Kuruma intikal edip etmediği sorulmadan davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olup bozma nedenidir.
Yapılacak iş; 03.12.1996 tarihli ilk madde alım pusulasına istinaden 22.579,00 TL kesinti yapılıp yapılmadığı araştırılıp kesinti mevcut ise izleyen yıllar yönünden de üretim faaliyeti araştırılarak, gerekirse üretim yapıldığı iddia edilen yıllarda muhtar ve aza olan şahıslar tanık olarak dinlenilerek varılacak sonuca göre hüküm kurmaktan ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 30.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.