Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/5493 E. 2012/4432 K. 23.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5493
KARAR NO : 2012/4432
KARAR TARİHİ : 23.03.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 100.00 TL faizin davalı kurumdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında diğer temyiz itirazlarının reddine
2-Dava, davacının 01.09.2008-17.09.2010 tarihleri arasındaki ödenmeyen faiz alacağının tahsili istemine ilişkindir.
506 sayılı Yasa’nın 116. maddesi ile 5510 sayılı Yasanın 42 maddesi “Kurum, Sigortalı ve hak sahiplerine bağlanacak gelir, aylık veya toptan ödemeleri, gerekli belgelerin ve incelemelerin tamamlandığı tarihten en geç üç ay içinde hesap ve tespit ederek sonuçlarını yazı ile bildirir.” hükmünü içermektedir.
BK nun 113. maddesine göre yazılı saklı durumlar hariç olmak üzere asıl borç ifa veya başka bir suretle sona erdiği takdirde kural olarak diğer fer’i haklar da sona erer. Ancak BK 113/2 de bu kuralın faiz yönünden ayrık durumunu düzenlemiştir. Anılan maddeye göre;” talep hakkı saklı tutulan fer’i haklar (faiz hakkı gibi), asıl borç sona ermiş olsa bile sona ermez.
Somut olayda; Kurumca davacıya 01.09.2008 tarihinden itibaren bağlanan yaşlılık aylıkları karşılığı olan 19.491,73 TL nin PTT aracılığı ile davacıya ödenmek üzere 17.09.2010 tarihinde gönderildiği davacı vekilinin 21.09.2010 tarihli ihtirazi kaydı içerir dilekçeyi Kuruma verdiği anlaşılmaktadır
Hal böyle olunca davacının ihtirazi kayıt koyarak ödemeyi kabul ettiği dikkate alınarak ödenmeyen faiz alacakları ile ilgili 5510 sayılı Yasanın 42 maddesinde (506 sayılı Yasa’nın 116. Maddesi) öngörülen süre de nazara alınarak işleyecek faiz alacağı hesaplanırken faizin başlatılacağı tarihe esas olmak üzere anılan maddedeki 3 aylık sürenin sonundan itibaren faiz hesaplanması gerekirken 01.09.2008 tarihinden itibaren faiz hesaplanarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 23.03.2012 günlü oturumda oybirliği ile karar verildi.