Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/603 E. 2012/344 K. 16.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/603
KARAR NO : 2012/344
KARAR TARİHİ : 16.01.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 01.08.1999 – 01.09.2003 tarihleri arasında … … sigortalısı olduğunun tespitine, 6111 sayılı Yasa’dan yararlandırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, karanın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili dava dilekçesinde davacının 01.08.1999 – 01.09.2003 tarihleri arasında … … sigortalısı olduğunun tespitini talep etmiş, 10.05.2011 havale tarihli ıslah dilekçesi ile davacının … … sigortalılığının 01.06.1995 tarihinden itibaren başlatılmasını talep ederek talebini genişletmiştir.
Mahkemece davacının 01.06.1995 – 01.09.2003 tarihleri arasında … … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 176. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan ıslah müessesesi, mahkemeye yöneltilmesi gereken tek taraflı ve açık bir irade beyanı ile tarafların dilekçelerinde belirttikleri vakıaları, dava konusunu veya talep sonucunu değiştirebilmesi imkânını sağlamaktadır. İki taraf da duruşmada hazır iseler ıslah sözlü olarak yapılabilir. Usule ilişkin işlemlerin tamamen ya da kısmen ıslahı mümkündür. Ancak, her iki durumda da usulüne uygun açılmış bir davanın bulunması şarttır. Başka bir anlatımla ıslah, açılmış bir davada taraflarca yapılmış usule ilişkin işlemlere yönelik olarak yapılmalıdır. Bu bağlamda, yargılaması devam eden bir dava içinde ıslah ile ikinci bir talepte bulunma olanağı bulunmamaktadır. Davacı isterse dava dilekçesini tamamen ıslah ederek dava konusunu değiştirebilirse de, yeni dava konusu önceki dava konusunun yerine geçer ve yine tek bir dava söz konusu olur. Ancak, davacı peşin harç yanında başvuru harcını da yatırarak yeni bir talep de bulunması hallerinde ise bir ek dava olarak nitelendirilme hali olayımız dışındadır.
Somut olayda davacı vekilinin 10.05.2011 havale tarihli ıslah dilekçesi ile davacının … … sigortalılığının 01.06.1995 tarihinden itibaren başlatılması talebi davanın genişletilmesi niteliğindedir. Söz konusu istem başvuru harcı ile peşin ıslah harcı yatırılmadan yapılmış, usulüne uygun olmayan ıslaha değer verilip hüküm kurulması yanlış olmuştur.
Usulüne uygun ıslah talebi bulunmaması nedeniyle davacı tarafından 01.06.1995 – 01.08.1999 tarihleri arasındaki dava dilekçesinde talep edilmeyen dönem bakımından davanın reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 16/01/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.