YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6252
KARAR NO : 2013/11468
KARAR TARİHİ : 30.05.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 06/04/2004-30/09/2008 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, muhtar olması nedeniyle 18.4.1999-28.3.2004 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olarak tescili bulunan davacı, muhtarlık süresinin sona ermesinden sonraki sürede de, kendi … ve hesabına bağımsız çalışmasının devam ettiğini ve 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun tesbitini istemiştir.
Mahkemece, davacının 5510 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girdiği 1.10.2008 tarihinden itibaren süresinde Kuruma başvurusu olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmişse de, varılan sonuç hatalı olmuştur.
01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Kanunun 24. maddesine göre, bir kimsenin zorunlu Bağ Kur sigortalısı olması için, meslek kuruluş kaydı ile birlikte, kendi adına ve hesabına bağımsız çalışması gerekir. Öte yandan, 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı yasanın 6. maddesi ile değişik 1479 sayılı yasanın 24. maddesinde, zorunlu Bağ Kur sigortalısı olmak için, ticari kazanç veya … meslek … dolayısıyla gerçek veya götürü usulde gelir vergisi mükellefi olma, gelir vergisinden muaf olanların da meslek kuruluşuna kayıtlı olması hükmü yer almaktadır. Yine 22.03.1985 tarihinde 3165 sayılı kanunla getirilen düzenleme ile de kendi … ve hesabına çalışanlardan vergi mükellefi olan, esnaf siciline veya meslek kuruluşuna kaydı olanların Bağ Kur sigortalısı olacağı belirtilmiştir.
Yine; 02.08.2003 tarihli Resmî Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa’nın 47. maddesi ile 1479 sayılı Yasa’ya eklenen geçici 18. maddede, sigortalılık niteliği taşıdıkları halde 04.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetlerinin 04.10.2000 tarihinden itibaren başlayacağı; 04.10.2000 öncesinde tescili bulunmayanların ise, yasada belirtilen sürede başvurması halinde, vergiye kayıtlı süreleri borçlanabileceği belirtilmiştir.
Dosya içeriğinden, davacının 18.4.1999 tarihinden itibaren muhtar olması gözetilerek tescilinin yapıldığı, sigortalılık süresinin muhtarlığın sona erdiği 28.3.2004 tarihi itibari ile sonlandırıldığı, 1.10.2008-31.1.2012 tarihleri arasında da 1479 sayılı Yasa uyarınca farklı sicil numarası ile sigorta kaydının yapıldığı, davacının 6.4.2004-devam şeklinde vergi kaydının, 7.4.2011-devam şeklinde oda kaydının, 20.2.2006-devam şeklinde esnaf sicil kaydının bulunduğu, davacının 9.12.2011 tarihinde geçmişe yönelik tescil için Kuruma başvurduğu, Kurumun ise 5510 sayılı Yasanın geçici 8. maddesinde öngörülen sürede başvurusunun olmadığı gerekçesi ile 1.10.2008 tarihi itibari ile tescilini başlattığı anlaşılmakatadır.
2108 sayılı Muhtar Ödenekleri ve Sosyal Güvenlik Yasasının, uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükteki 4. maddesinde, köy ve mahalle muhtarlarından bir sosyal güvenlik kurumuna bağlı olmayanların 1479 sayılı Bağ – Kur Kanunu kapsamına alındığının belirtildiği; anılan maddenin, 5754 sayılı Yasanın 89. maddesi ile değişen ve halen yürürlükte bulunan düzenlemesinde de, 31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesi kapsamında sigortalı sayılmayı gerektirecek bir çalışması bulunmayan veya bu kapsamda aylık ve gelir almayan köy ve mahalle muhtarlarının, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayılacağının belirtildiği; yukarıdaki yasal düzenleme gözetildiğinde, muhtarlık nedeniyle sigortalı tescilin, 1479 sayılı Yasa kapsamında bir tescil olduğu belirgin olup; Mahkemece, 1479 sayılı Yasanın geçici 18. maddesinin yürürlüğe girdiği 02.08.2003 tarihi öncesinde Kurum’a kayıt ve tescili bulunan davacının, uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte bulunan 3165 sayılı Yasa ile değişik 1479 sayılı Yasanın 24.maddesine göre, kendi … ve hesabına bağımsız çalışmasının bulunduğu dönemlerde de sigortalı sayılması gerekeceği; buna göre, davacının, vergi kaydının başladığı ve sona erdiği tarihler, diğer kuruluş kayıtları ile kendi … ve hesabına bağımsız çalışmasının bulunduğu süreler, kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 30/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.