YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6255
KARAR NO : 2013/10636
KARAR TARİHİ : 23.05.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 10/05/1985 – 10/06/1985 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 10.05.1985 ile 10.06.1985 tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesinde, bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında; resmi belge veya yazılı delillerin bulunması, sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması, salt, bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması, inandırıcı olmaları koşuluyla, Kuruma bildirilen dönem bordroları, tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken işverenler tarafından Kuruma bildirilen komşu işyerleri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kimi diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 1745423 sicil numaralı Erzurum sulama kanalı inşaatı işyerinde 10.05.1985 tarihinde tarihinde işe alındığını gösteren işe giriş bildirgesinin 14.12.1989 tarihinde kurum kayıtlarına intikal ettiği,işe giriş bildirgesinin işveren sıfatıyla … tarafından imzalanmış olduğu,SGK nun 26.09.2011 tarihli yazısında işyerinin 11.05.1983 yılında kanun kapsamına alındığı,…’a ait işyeri tarafından dönem bordrosu verilmediğinin tespit edildiğinin bildirildiği,davacı tanıklarının davacının inşaattaki çalışmaları konusunda görgüye dayalı bilgi sahibi olmadığı görülmektedir.
Hizmet tespiti davaları kamu düzenine ilişkin olup mahkemece resen araştırılmalıdır. Davacı adına işe giriş bildirgesi verildiği,sigorta sicil kartında 10.05.1985 tarihinin başlangıç tarihi olarak gösterildiği anlaşılmaktadır. Davacı,17.08.2011 tarihli dilekçesinde bahse konu sulama kanalı işinin DSİ tarafından çalıştığı müteahhit …’a verildiğini belirtmiştir. DSİ ne müzekkere yazılarak, davacının ve başkaların bu işte çalıştığına ilişkin bir kayıt bulunup bulunmadığının sorulması ile çalışanların bildirilmesi durumunda ifadelerine başvurulması, zabıta marifetiyle işyerine yakın yerde çalışanların ve işverenlerin araştırılarak tespit edilmesi durumunda beyanlarının alınması,işe giriş bildirgesi aslı üzerinde görülen idari para cezası kesilmesine ilişkin evrak ve hizmet cetvelinin celbi ile gerek görüldüğü taktirde işe giriş bildirgesi üzerindeki imzanın davacıya ait olup olmadığı yönünde imza incelemesi yaptırılması ve toplanan delillerle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 23/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.