YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6811
KARAR NO : 2013/11482
KARAR TARİHİ : 30.05.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, oda kaydına kayıtlı olduğu dönemlerde isteğe bağlı sigortalı olduğunun tespitiyle aksi yöndeki kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının oda kaydının bulunduğu sürelerde 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğunun, aksi halde primleri ödenen sürelerde isteğe bağlı sigortalı kabul edilmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının 18.5.1985-5.9.1989 tarihleri arasında oda kaydının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmişse de, varılan sonuç hatalı olmuştur.
01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren, 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesi ilk şekliyle, sigortalılığın oluşumu için, kendi … ve hesabına bağımsız çalışma olgusunun gerçekleşmesi yanında ayrıca, kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu da aramıştır. Bu kuruluşlara kayıt tarihi ise, sigortalılığın başlangıcı yönünden yasal karine kabul edilmiştir. 04.05.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Yasa, …’lu olabilme yönünden, söz konusu 24. maddenin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu kaldırmış, sadece yasanın … ilkesi olan kendi … ve hesabına çalışma koşulunun gerçekleşmesi durumunda, sigortalılığın oluşacağını yeterli görmüştür. Buna karşın, 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa bağımsız çalışanların sigortalı olabilmeleri yönünden vergi yükümlülüğünü öngörmüş, vergiden muaf olanların da kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olmaları durumunda yine sigortalı sayılacaklarını kabul etmiştir. Nihayet, 22.03.1985 yürürlük tarihli 3165 sayılı Yasa, sigortalılığa karine yönünden vergi kaydının, bu kaydın bulunmaması veya vergiden muaf olunması halinde, esnaf ve sanatkar sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kayıtlarının esas alınacağını belirlemiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 22.2.1984 tarihinde vergi kaydına istinaden Kuruma res’en tescilinin yapıldığı ve 22.2.1984-5.9.1984, 9.12.1986-1.1.1988, 16.6.1989-28.12.1989, 12.7.1990-5.3.2009 tarihleri arasında zorunlu, 17.6.2009-31.12.2010 ve 29.4.2011-devam şeklinde isteğe bağlı sigortalı kabul edildiği, 22.2.1984-5.9.1984,
9.12.1986-1.1.1988,16.6.1989-28.12.1989 tarihleri arasında hurdacılık mesleğinden ötürü, 12.7.1990-31.12.1992 tarihleri arasında dericilik mesleğinden ötürü, 1.1.1997-31.12.1998 tarihleri arasında ise menkul kıymetler yatırım ortaklığı faaliyetinden ötürü vergi kaydının bulunduğu, davacının odadan aldığı İB formunda 18.5.1985-5.9.1989 tarihleri arasında Diyarbakı Hurdacılar Buzdolabı Tamircileri Tüp-gaz Bayileri Odası’na kaydının bulunduğunun belirtildiği ancak 1989 yılındaki oda kayıtlarının imha edilmiş olması nedeni ile davacı adına kayda rastlanılmadığının ve dönemin oda başkanı hakkında defter imhasından dolayı ceza davası açıldığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacının vergi kaydına istinaden hurdacılık mesleğinden ötürü sigorta tescilinin yapıldığı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık ilgili odadan alınan İB formunda belirtilen 18.5.1985-5.9.1989 tarihleri arasında davacının oda kaydının geçerli olup olmadığı ve bu sürelerde zorunlu … sigortalısı olarak kabulünün mümkün olup olmadığı hususunda toplanmaktadır. Dosya içeriğinden; davacının oda kaydının bulunduğu defterler imha edildiği anlaşılmışsa da, davacının hurdacılık mesleğinden dolayı vergide kaydının bulunduğu, vergi kaydının davacıya ait oda kaydının bulunduğuna karine teşkil ettiği açık olup, sırf oda kaydının bulunmaması nedeni ile yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı olmuştur.
Yapılacak iş; davacının 1992 affından yararlanarak prim ödemesinde bulunduğu hususu da gözönünde tutularak, başlangıçta sigortalılık şartlarını taşıdığı ve aynı işten ötürü vergi kaydının bulunduğu hususları birlikte değerlendirilip, vergi kaydının oda kaydının varlığına karine teşkil ettiği ve MK 2. maddesi de dikkate alınarak davanın kabulüne karar vermekten ibarettir
Mahkemece, yukarıda açıklanan bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
30.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.