YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7544
KARAR NO : 2012/6326
KARAR TARİHİ : 16.04.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, sigorta başlangıç tarihinin 03.11.1986 olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 03.11.1986 olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 03.11.1986 olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 3/II ( B ) bendine göre özel kanunda nitelikleri belirtilen çırakların, çıraklık devresi sayılan süre içerisinde malullük yaşlılık, ölüm sigortaları hükümlerine tabi olamayacakları ve bu hükmün sonucu belirtilen sürelerin sözü edilen Yasanın 108. maddesinde de gösterilen sigortalılık başlangıcı olarak kabul edilemeyeceği hükme bağlanmıştır.
Dava konusu olayda, davacının sözü edilen tarihte çırak olarak çalıştığı 18.12.1989 tarihli müfettiş raporu ve 06.03.1987 tarih ve 50746 sayılı giriş bildirgesinden anlaşılmaktadır. Dinlenen tanıklar da davacının o dönemde çırak olmadığı yönünde beyanda bulunmamışlardır. Öte yandan uygulamada da kabul edildigi uzere; yazılı çıraklık sozleşmesinin bulunmaması çıraklık ilişkisinin oluşumu bakımından geçerlilik koşulu sayılmamaktadır. Yazılı sözleşme bulunmadığı durumlarda da işyeri çalışma düzeni çalıştırılan kişinin yaşı, aldığı ücret, mesleği öğrenme gibi unsurlar dikkate alınarak sonuca gidilmelidir.
Somut olayda davacının tesbitini istedigi tarihte 16 yaşında oluşu, babasına ait iş yeri oluşu ve bir kimsenin kendi oğlunu sosyal güvenlik hakkından yoksun bırakmasının hayatın olağan akışına uygun olmayacağı gibi olgular göz önünde bulundurmalıdır. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önüne alınmadan davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA 16.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.