YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8318
KARAR NO : 2013/12621
KARAR TARİHİ : 17.06.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 10/04/1982-14/08/1984 tarihleri arası davalı nezdinde çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kımen kabulü ile, davacının 10/04/1982-31/01/1984 tarihleri arası davalı nezdinde çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasanın 86/8. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli ve daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, işyerinin mobilya aksesuarı imalatına ilişkin olup, … -… adına 01/08/1977 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı, davacının 10/04/1982 tarihinde işe girdiğine dair işe giriş bildirgesinin Kuruma verildiği, davacı adına herhangi bir bildirim yapılmadığı, 1982/1.-1984/3. dönemler arası bordroların getirtildiği,davalı …’ün 02/03/1982-03/11/1983 tarihleri arası askerlik görevini yaptığı ve işe giriş bildirgesinin kendisi tarafından verilmediğini belirtmiş ise de, davalının askerde bulunduğu süre boyunca işyerini davalının babası olan …’ün işlettiği, davacının 18/09/1981 tarihinde ilköğretim okulundan ayrıldığı, dosyadaki imza incelemesi ile ilgili kriminal raporunun davayla bir ilgisinin bulunmadığı ve başka bir şahsa ait olduğu, davacı tanıklarından … ve … beyanlarında, davacı ile birlikte 10/04/1982 tarihinde 4 kişi aynı gün başlayıp, 1984 yılının birinci yada ikinci ayına kadar çalıştıklarını, kısmi bordro tanığı olan …, davacının çalıştığını ancak tarihleri tam olarak bilmediğini, davalı tanığı olarak dinlenen ve aynı zamanda işveren olan … ise, davacının çalışıp çalışmadığını hatırlamadığını belirttikleri, davacı tanıkları ile davalı arasında dava bulunduğu, tanık beyanlarının hüküm kurmaya yeterli olmadığı, tanıkların yukarıda belirlenmiş şekilde resmi kayıtlara geçmiş ve uyuşmazlık konusu dönemi kapsayacak şekilde çalışmış kişilerden tespit edilip dinlenmediği, öte yandan işyerinin … -… adına 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı ve adi ortaklık şeklinde işletildiği anlaşılmakta olup, …’ün davada taraf haline getirilmediği dolayısıyla davacının çalışma olgusunun yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmediği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, öncelikle …’ü davaya dahil edip taraf teşkilini sağlamak, dosyadaki dönem bordrolarından uyuşmazlık konusu dönemi kapsayacak şekilde bordro tanıklarını resen tespit edip dinlemek, gerek görüldüğü takdirde Kurumdan sorulmak suretiyle veya zabıta araştırması ile tespit edilecek komşu işyerlerinin işverenlerini veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarının beyanlarına başvurmak, gerekirse işe giriş bildirgesi üzerinde imza incelemesi yaptırmak ve davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden …’e iadesine
17/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.