YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8478
KARAR NO : 2012/7556
KARAR TARİHİ : 08.05.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacıların murisi … iş kazası sonucu ölümü nedeniyle davacı hak sahiplerinin 1.000,00 TL maddi, eş … için 80.000,00 TL, çocuklar … , … ve … için ayrı ayrı 40.000,00’er TL manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, maddi tazminat istemlerinin SGK’ca bağlanan gelirlerle karşılandığından reddine, manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile eş … için 25.000,00 TL, çocukların her biri için ayrı ayrı 15.000,00’er TL manevi tazminat verilmesine dair kurulan hüküm taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 11.07.2011 tarih 2010/10364Esas 2011/5992Karar sayılı ilamıyla davalının tüm ,davacıların sair temyiz itirazları reddolunarak davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğu gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak maddi tazminat istemlerinin SGK’ca bağlanan gelirlerle karşılandığından reddine, manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü eş … için 50.000,00 TL, çocukların her biri için ayrı ayrı 25.000,00’er TL manevi tazminat verilmesine karar verilmiştir.
Davacılar murisi sigortalı … öldüğü iş kazasında sigortalının % 40, davalı işverenin % 60 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğu açıktır.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve daha uygun bir miktara hükmedilmek üzere karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 08.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.