Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/8543 E. 2012/15293 K. 24.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8543
KARAR NO : 2012/15293
KARAR TARİHİ : 24.09.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 25/02/2010 tahsis talep tarihini takip eden aybaşından itibaren ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
Dava; vefat eden eşinden dolayı 25.02.2010 tahsis talep tarihini takip eden aybaşından itibaren davacıya ölüm aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın kabulü ile davacıya 01.03.2010 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının eşinin 07.04.1992 tarihinde vefat ettiği, murisin 1985 yılı 2. ve 3. dönemlerde toplam 60 gün, 1986 yılında ise toplam 165 gün hizmetinin Kurum kayıtlarına intikal ettiği, ancak davacının 01.02.1986 – 30.04.1986 tarihleri arasındaki 90 günlük çalışmasının bildirildiği 138134 sicil numaralı işyerinin baştan itibaren kanun kapsamından çıkarıldığı, bu nedenle davalı Kurum’un komisyon kararı ile murisin 01.06.1986 tarihinden önceki çalışmalarının gerek çalıştığı iş yerinden işe giriş bildirgesi verilmemiş olması, gerekse dönem bordrolarının işyeri kanun kapsamından çıktıktan sonra Kurum’a verilmiş olması nedenleri ile murise mal etmemesine karar verdiği, murisin 23.11.1955 – 23.11.1957 tarihleri arasında yapmış olduğu askerlik nizmeti nedeni ile 720 gün askerlik borçlanması yapıldığı ve 12.02.2010 tarihinde borçlanma bedelinin ödendiği anlaşılmaktadır.
Davacının ölüm aylığına hak kazanıp kazanmadığının belirlenebilmesi için murisin 506 sayılı Yasa kapsamında geçen sigortalı çalışmalarının hiçbir şüphe ve tereddüte yer bırakmayacak bir biçimde belirlenmesi gerekir.
Somut olayda; murisin hizmet cetvelinde görünen bir kısım çalışmalarının davalı Kurum tarafından alınan komisyon kararı ile murise mal edilmemesine karar verildiği anlaşılmakla, iptaline karar verilen bu çalışmaların gerçekten var olup olmadığı, işyerinin yasa kapsamından çıkıp çıkmadığı araştırılmadan, murisin sigortalı çalışmaları (primi ödenen gün sayısı) sağlıklı bir biçimde belirlenmeden karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; murisin kendisine mal edilmemesine karar verilen çalışmalarını, 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddelerinde düzenlenen ve niteliği gereği kamu düzenini ilgilendiren, bu nedenle de özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gereken hizmet tespiti davalarında olduğu gibi araştırıp bu çalışmaları hiçbir şüphe ve tereddüte yer bırakmayacak bir biçimde belirlemek ve sonuca göre davacının, eşinden dolayı ölüm aylığına hak kazanıp kazanmadığına karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 24/09/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.