Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/8829 E. 2013/15464 K. 09.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8829
KARAR NO : 2013/15464
KARAR TARİHİ : 09.09.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, … sigortalılığının iptaline, SSK sigortalılığının geçerli sayılmasıyla yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine, aksi takdirde ise; SSK ile çakışan … sigortalılığının iptaline, 01/06/2011 tarihinden itibaren 506 sayılı Yasaya göre yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının 5510 sayılı Yasa’nın geçici 17 maddesi uyarınca son 5 yıl prim ödemesi olmadığından … sigortalılığının iptali ile SSK sigortalılığının geçerli sayılmasıyla yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti; aksi takdirde ise SSK ile çakışan … sigortalılığının iptali ile 01.06.2011 tarihinden itibaren 506 sayılı yasaya göre yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulü ile, davacının SSK na tabi çalışmaları dışında kalan 05.05.1993-31.05.1993, 31.08.1993 -16.05.1994, 01.08.1995 – 08.03.2006, 01.10.2009-23.11.2009 ve 12.01.2010-02.05.2010 tarihleri arasında … mecburi sigorta kapsamında olduğunun, 01.06.2011 tarihli tahsis başvurusuna istinaden 506 sayılı yasanın 4759 sayılı yasa ile Değişik Geçici 81.maddesinin B/b bendi gereği tarafına yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine,kabulüne karar verilmiştir.
Dosyaki kayıt ve belgelerden; davacının muhasebe ve mali müşavirliğe ilişkin 13.05.1993-30.12.1993 ile 29.07.2003-28.02.2004 tarih aralıklarında ve 01.01.1999- devam eder, 20.07.2005-devam eder şeklinde vergi kayıtlarının bulunduğu, yine 26.01.1994 tarihinde Hamle Serbest Muhasebe Ltd Şti Kurucu ortağı olup, 10 yıllığına müdür seçildiği, 02.03.2006 tarihinde ise hisse devri ile şirketle ilişkisinin sonlandığı … Serbest Muhasebeciler ve Mali Müşavirler Odası kaydının 05/05/1993’te başlayıp halen devam ettiği, davalı Kurum’un davacıyı Ltd Şti ortaklığından ötürü 01.09.1994 tarihinde res’en şirkete ortak olduğu tarih olan 26.01.1994 tarihi itibariyle … sigortalılığına tescil ettiği; ancak daha sonrasında ise 05/05/1993’te başlayıp devam eden … Serbest Muhasebeciler ve Mali Müşavirler Odası kaydına istinaden … sigortalılık tescilinin 05.05.1993 olarak düzeltildiği, davacının 506 sayılı yasa kapsamındaki çalışmalarının 01.11.1980-30.04.1993, 01/06/1993 – 30/08/1993, 17/05/1994 -31/07/1995, 09/03/2006 -30/09/2009 , 24/11/2009- 11/01/2010 ve 03/05/2010- 06/04/2010 tarih aralıklarında olduğu, davacının 5510 sayılı yasanın geçici 17.maddesinden faydalanmak istediği,Kurumca reddedildiği, 01.06.2011 tarihi itibariyle aylık tahsis talebinde bulunulduğu anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık 05/05/1993 tarihinden sonraki … Sigortalılığı ile birlikte 01/06/1993 – 06/04/2011 tarih aralığındaki aralıklı SSK’na tabi hizmet akdine dayalı çalışmalar sonucundaki sigortalılıkların çakışmasında toplanmaktadır.
“Çakışan sigortalılık sorununu” gerek 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ve gerekse 1479 sayılı … Kanunu birbirlerine paralel düzenlemeler ile bir sigortalının aynı anda birden fazla sosyal güvenlik kurumuna tabi olmasını yasaklayıp sigortalının önceden başlayıp devam edegelen sigortalılığına geçerlik tanıyarak çözüme ulaştırmaya çalışmışlardır. Yasal sistemimize göre bir kimsenin Sosyal Sigortalar Kurumu kapsamına girebilmesi için hizmet akdine tabi bir işte çalışması yanında başka bir sosyal güvenlik kurumu kapsamında bulunmaması gerekir. 506 sayılı Yasanın 3. maddesinin I. ( F ) bendinde “Kanunla kurulu emekli sandıklarına aidat ödemekte olanların” ( K ) bendinde ise, “Herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın kendi nam ve hesabına çalışanların” sigortalı sayılmayacağı” belirtilmiştir. Aynı şekilde 1479 Sayılı … Kanunu’nun 24. maddesinin I. ve II. Fıkralarında da bir kimsenin … kapsamına girebilmesi için kendi adına bağımsız çalışıp kazanç sağlaması yanında. başkaca sosyal güvenlik kurumu kapsamında bulunmaması koşulu getirilmiştir. Bütün bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere, sosyal güvenlik sistemimizde çifte sigortalılık mümkün olmayıp, önceden başlayıp devam edegelen sigortalılığa geçerlik tanınmaktadır (29.06.2005 gün ve 2005/21-389E, 2005/430K Sayılı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı da aynı yöndedir.).
1.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı yasanın 53/1 maddesinde “Sigortalının, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık nedenlerinden birden fazlasına aynı anda tâbi olmasını gerektirecek şekilde çalışması halinde; öncelikle (c) bendi kapsamında, (c) bendi kapsamında çalışması yoksa ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak sigortalı sayılacağı” bildirilmiştir. 3.2.2011 tarihli 6111 Sayılı Yasanın 33. maddesi ile değiştirilen ve 01.03.2011 tarihinde yürürlüğe giren 5510 Sayılı Yasanın sigortalılık hallerinin birleşmesi başlıklı 53/1. maddesinde ise “Sigortalının, 4. maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık hallerinden birden fazlasına aynı anda tabi olmasını gerektirecek şekilde çakışması halinde, öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statülerine tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi halinde ise aynı maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılacağı” belirtilmiş ve aynı yasanın Geçici 33. maddesinde ise “Kanunun 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla yapılan değişiklikler, bu değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten öncesi için uygulanmaz”hükmü getirilmiştir.
Görüldüğü üzere kanunların derhal uygulanması ilkesinin olmasına rağmen aynı yasanın Geçici 33. Maddesiyle 01.03.2011 tarihli, 5510 sayılı Yasanın 53. üncü maddesinin birinci fıkrasında bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla yapılan değişikliklerin, bu değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten öncesi için uygulanmayacağı hükmü getirilmiştir
Somut olayda, mahkemece yukarıdaki açıklamalar ışığı altında, dosyadaki somut maddi ve hukuki olgular da(davacının oda kayıt başlangıç tarihi, limited şirket ortağı olduğu tarih gibi) gözetilmeksizin … şekilde hatalı değerlendirme sonucu hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 09.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.