Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/9182 E. 2013/16447 K. 19.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9182
KARAR NO : 2013/16447
KARAR TARİHİ : 19.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Davacı, 22/07/1987 tarihinden itibaren oda kaydının bittiği tarihe kadar 1479 sayılı Yasa kapsamında esnaf … sigortalısı olduğunun tespitine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline, 6111 sayılı Yasadan yararlandırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, 22.07.1987 tarihinden itibaren oda kaydının bittiği tarhi kadar 1479 sayılı yasaya göre zorunlu bağkur sigortalısı olduğunun tespiti ve 6111 sayılı yasadan yararlanma hakkının saklı tutulması istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile;27.07.1987-30.06.1992 tarihleri arasında ihtilaf olmadığından talebin reddine, 30.06.1992-02.08.2003 tarihleri arasında davacının 1479 sayılı Yasaya göre zorunlu … Sigortalısı olduğunun tesbitine ve davacının 6111 sayılı Yasadan kaynaklanan başvuru ve yapılandırma haklarının saklı tutulmasına karar verilmiştir.
Dava hukuki nitelikçe; 1.4.1972 tarihinde yürürlüğe giren, 1479 sayılı Kanunun 24. maddesi ilk halinde sigortalılığın oluşumu için, kendi ad ve hesabına bağımsız çalışma olgusunun gerçekleşmesi yanında kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunun da arandığı, bu kuruluşlara kayıt tarihinin sigortalılığın başlangıcı yönünden yasal karine kabul edildiği, 4.5.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Kanuna göre …’lu olabilme yönünden, söz konusu 24. maddenin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunun kaldırıldığı, sadece Kanunun temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulunun gerçekleşmesi durumunda, sigortalılığın oluşması için yeterli görüldüğü, 20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Kanunun bağımsız çalışanların sigortalı olabilmeleri yönünden vergi yükümlülüğünü öngördüğü, vergiden muaf olanların da kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olmaları durumunda yine sigortalı sayılacaklarını kabul ettiği, nihayet 22.03.1985 yürürlük tarihli 3165 sayılı Kanuna göre, sigortalılığa karine yönünden vergi kaydının, bu kaydın bulunmaması veya vergiden muaf olunması halinde, esnaf ve sanatkar sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kayıtlarının esas alınacağı belirtilmiştir.

30.4.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5754 sayılı Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 73. maddesi ile eklenen 5510 sayılı Kanunun geçici.17 maddesinde; “Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, 1479 ve 2926 sayılı Kanunlara göre tescilleri yapıldığı halde, bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla beş yılı aşan süreye ilişkin prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarını, prim borçlarının ödenmesine ilişkin Kurumca çıkarılacak genel tebliğin yayımı tarihini takip eden aybaşından itibaren 6 ay içerisinde ödememeleri halinde, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığı durdurulacağı, prim borcuna ilişkin sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirilmeyeceği ve bu sürelere ilişkin Kurum alacaklarının takip edilmeyerek, Kurum alacakları arasında yer verilmeyeceği” belirtilmiştir.
Somut olayda, davacı davalı kurum tarafından 24.09.1991 tarhli giriş bildirgesine istinaden resen 22.07.1987 tarihinden itibaren tescil edilmiştir. Davacının 22.07.1987- 04.07.1991 tarihleri arasında vergi kaydı, 27.07.1987- devam eden oda kaydı mevcut olup, süresi içinde 6111 sayılı Yasadan yararlanma talebi olduğu anlaşılmaktadır. Davalı Kurum, davacının 5 yılı aşkın prim borcu bulunması nedeniyle sigortalılığını 30.06.1992 tarihi itibariyle durdurmuştur.
Mahkemece yapılacak iş; davalı Kurum tarafından davacının hangi tarihler aralığı için 6111 sayılı yasadan yararlandırılacağını sorarak, nizalı dönem yoksa buna göre karar vermek;eğer 6111 sayılı yasadan yararlandırılmadığı bir dönem varsa araştırıldıktan sonra, tüm deliller birlikte değerlendirilerek elde edilecek sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 19/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.