Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/9191 E. 2013/16440 K. 19.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9191
KARAR NO : 2013/16440
KARAR TARİHİ : 19.09.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı -Karşı davalı yaşlılık aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptaline, Kuruma borçlu olmadığının tespitine, kesilen yaşlılık aylığının kesildiği tarihten itibaren tekrar bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı -Karşı davacı Kurum 01/01/2002-21/05/2007 tarihleri arasında yersiz olarak ödenen 29.275.79.TL.’nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, davacı karşı davalının davasının reddine, davalı karşı davacı Kurumun davasının kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava nitelikçe; 2. Derecede (65 oranında) sakatlığının bulunduğu ve vergi indiriminden yaralandığından bahisle 506 sayılı Yasanın 60/C-b-2 maddesi gereğince davacıya bağlanan yaşlılık aylığının, sakatlık oranının % 20 ye düştüğü ve artık vergi indiriminden yararlanamayacağından bahisle Kurum işleminin iptali ile yaşlılık aylığının durdurulduğu tarihten itibaren yeniden ödenmesi gerektiğinin tespiti ve birleşen dosyada davacı kurum tarafından davalıya 01.01.2002-21.05.2007 tarihleri arasında yersiz ödendiği iddiası ile 29.275,79 TL’nin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı tarafından açılan Kurum işleminin iptali ve aylığın bağlanmasına ilişkin davanın reddine, birleştirilen dosyada itirazın iptali davasının kabulü ile takibin kaldığı yerden devamına,icra inkar tazminatının reddine karar verilmiş ve bu karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının 21.12.2001 tahsis talep tarihinde 15 yıldan fazla sigortalılığının ve 3600 günü aşkın prim ödemesinin bulunduğu ve gelir vergisi kanunun 31. Maddesi kapsamında 2. Derecede sakatlık için öngörülen indirimden yararlandığı giderek 506 sayılı Yasanın 60/C-b-2 ve geçici 87/a maddesindeki koşullara sahip bulunduğu uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık 15.01.2007 tarihinde Kurumun yaptırdığı kontrol sonucu belirlenen % 20 oranındaki sakatlık oranına ilişkindir.
Bu yönüyle davanın yasal dayanağı 193 sayılı gelir vergisi kanunun 31/1. Maddesinde;Çalışma gücünün asgari % 80’ini kaybetmiş bulunan hizmet erbabı birinci derece sakat, asgari % 60’ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ikinci derece sakat, asgari % 40’ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ise üçüncü derece sakat sayılarak aynı maddenin 2. Fıkrasındaki oranlarda indirime gidileceği, 31/son maddesinde ise Sakatlık derecelerinin tespit şekli ile uygulamaya ilişkin esas ve usuller Maliye, Sağlık ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik bakanlıklarınca bu konuda müştereken hazırlanacak bir yönetmelik ile belirleneceği düzenlenmiştir.

Yasanın verdiği yetkiye dayanılarak Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hazırlanmış ve 16.07.2007 tarihli resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Üstelik16/12/2010 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan en son tarihli Özürlükük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükmünün 8. maddesi raporların düzenlenmesi ve özür oranının belirlenmesine ilişkin olarak özür oranlarının cetvelde bulunan oranlara göre özürlü sağlık kurullarınca belirleneceğini ifade etmektedir ve devamı maddelerinden 10. maddede özürlü sağlık kurulu raporuna itiraz başlıklı bölümde farklı bir …sağlık kurulu raporu alacak kişi en yakın farklı bir özürlü sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneye gönderilir… 13. maddede özürlü sağlık kurulu raporunun geçerlik süresinden söz edilmekte olup son bendinde …evvelce özürlü sağlık kurulu raporu vermiş olduğunun tespiti halinde tekrar rapor verilmez kullanım amacına uygun olarak düzenlenmiş ve bu yönetmelik hükümlerine göre alınmış olan sürekli raporlara sahip kişilerden Kurumlarca yeniden rapor istenilmez… ifadeleri yer almaktadır.
Davacının özürlülük oranının Alsancak Devlet Hastahanesinin 25.09.2001 tarihli raporunda % 65 olduğu ve bu rapor sonucu sakatlık indiriminden yararlandığı daha sonra … Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 15.01.2007 tarihli raporunda % 20 olduğu, bu raporlara dayanılarak yapılan inceleme sonunda Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından % 20 oranında meslekte kazanma güç kaybının bulunduğunun karara bağlandığı, bu oranın gelir vergisi kanununun 31/2 maddesindeki sakatlık indirimi için öngörülen asgari oran olan % 40’ın altında kalması nedeniyle davacıya bağlanan aylığın durdurulduğu dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
193 Sayılı yasanın öngördüğü sakatlık indiriminden yararlanabilmek için bu yasada belirtildiği üzere Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanması suretiyle sakatlık oranının belirlenmesi gerekir. SGK tarafından iş kazası ya da meslek hastalığı nedeniyle gelir bağlanmasında ve maluliyet aylığı bağlanmasında ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümleri uygulanmaktadır. Her iki mevzuatın meslekte güç kayıp oranının belirlenmesinde kullandığı ölçütler farklıdır. Davacıya sakatlık indiriminden yararlandığından bahisle aylık bağlanmış olup, 506 Sayılı Yasanın geçici 87/a maddesi delaletiyle 60/C-b-2 maddesinin getirdiği haktan yararlanmanın önkoşulu sakatlık nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaktır. Vergi indiriminden yararlanılacak sakatlık oranın ise 193 sayılı yasanın öngördüğü yöntemle belirlenmesi gerektiği açıktır. Hal böyle olunca Mahkemece Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğünde belirtilen yöntemlere göre belirlediği maluliyet oranın tayinine gerek olmadığına kararına değer verilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş, öncelikle Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğin 10. Maddesindeki prosedür uygulanarak davacının özürlülük oranını belirlemek, itiraz halinde Adli Tıp Kurumundan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanması suretiyle davacının meslekte kazanma güç kayıp oranının ne olacağına ilişkin rapor alınmak, bu rapor ile Devlet Hastanesi ile Hakem Hastanesi raporları arasında çelişki olursa Adli Tıp Genel Kurulundan çelişkiyi giderici rapor almak ve sonucuna göre bir karar verilmekten ibarettir.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 19/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.