YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/925
KARAR NO : 2013/6841
KARAR TARİHİ : 08.04.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, kurum işleminin iptali ile emekli maaş basamağının 12 olduğunun ve yapılan kesintilerin iade edilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal gerektirici nedenlere göre davacının tüm, davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava; davacıya 01.08.1991 tarihinde 12. basamaktan bağlanan emekli maaşının basamağının 2010 yılı Şubat ayında 3. basamağa düşürülmesine ilişkin Kurum kararının iptali ile davacının emekli maaş basamağının 12 olduğunun ve yapılan kesintilerin iade edilmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece; davacıya 3. basamaktan aylık bağlanmasının yerinde olduğu, ancak 12. basamaktan aylık bağlanıp ödeme yapılmasında davacının kasıtlı veya kusurlu herhangi bir davranışının bulunmadığı, bu nedenle iyi niyetle alınıp harcanan aylıkların geri istenememesi gerektiği belirtilerek, davanın kısmen kabulü ile davacının, yaşlılık aylığından Şubat 2010 tarihinden itibaren yapılan maaş farkı kesintilerinin iade edilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının, 07.04.1988 tarihinde 3165 sayılı Yasa ile değişik ek geçici 4. maddeden yararlanarak 10 yıl ( 3600 gün ) borçlanma yaptığı, 06.04.1990 tarihinde borcunu ödediği, daha sonra 24 ay askerlik borçlanması yaptığı ve 07.05.1991 tarihli tahsis talebine istinaden 01.08.1991 tarihinden itibaren 12. basamaktan aylık bağlandığı, davalı Kurum tarafından; davacının vergi kaydının 30.10.1982 tarihinde başladığı, 24.11.1982 tarihli bildirge ile davacının prim ödemek için 1. basamağı seçtiği ve bu nedenle sigortalılığının 1. basamaktan 30.10.1982 tarihi itibari ile başlatıldığı, davacının 01.12.1982 tarihinde prim borcunu ödeyerek terkini verdiği, ancak daha sonra davacının 07.04.1988 tarihinde önceki zorunlu … kaydını bildirmeksizin İB giriş bildirgesi verdiği ve prim ödemek için 11. basamağı seçtiği, ancak 1479 sayılı Yasa’nın 51/4.
maddesinde “ gerek … gerekse diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamından çıkarak yeniden … kapsamına girenlerin evvelce …’a fiilen prim ödemiş oldukları son basamak üzerinden sigortalılıklarının devam edeceğinin ” düzenlendiği gerekçe gösterilerek, davacının ödediği primler ve borçlandığı süreler de dikkate alınarak basamaklarının yükseltildiği ve 3. basamaktan maaş bağlandığı, 12. basamaktan maaş bağlanan davacıya 1991-2008 yılları arasında toplam 11.071,55 TL borç çıkartıldığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar mahkemece; BK’nun 63. maddesi gereğince davacının yersiz ödenen maaşları iyiniyetli olarak elinden çıkardığı ve bu nedenle de iade ile yükümlü olmadığı gerekçe gösterilerek yazılı şekilde karar verilmişse de sosyal güvenlik yasalarındaki özel düzenlemeler gereğince BK’nun 63. maddesinin somut olayda uygulanma olanağı yoktur.
Mahkemece; davacının iade ile yükümlü olduğu miktarın 5510 sayılı Yasa’nın 96. maddesine uygun bir biçimde belirlenmesi gerekmektedir.
6111 sayılı Yasanın 44.maddesi ile değişik 5510 sayılı Yasa’nın “Yersiz Ödemelerin Geri Alınması” başlıklı 96. maddesinde;
“Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;
a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden,
b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmidört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmidört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan, itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır.
Alacakların yersiz ödemelere mahsubu, en eski borçtan başlanarak borç aslına yapılır, kanunî faiz kalan borca uygulanır. Bu hüküm ilgili hak sahiplerinin muvafakat etmeleri kaydıyla, aynı dosyadan diğer bir hak sahibine yapılan yersiz ödemelere mahsubunda da uygulanır.
Yersiz ödemenin gelir ve aylıklardan kesilmesinde, kesintinin başlayacağı ödeme dönemi başı itibarıyla kanunî faizi ile birlikte hesaplanan borç tutarı, gelir ve aylıktan % 25 oranında kesilmek suretiyle uygulanır.
Yersiz ödemelerin tespiti ile geri alınmasına ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.” hükmü yer almaktadır.
Mahkemece yapılacak iş; yapılan yersiz ödemelerin sigortalının kasıtlı veya kusurlu davranışından mı yoksa Kurum’un hatalı işleminden mi kaynaklandığını belirleyip 5510 sayılı Yasanın 96.maddesi gereğince davacının iade ile yükümlü olduğu miktarı tespit edip çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün, yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
08.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.