YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9502
KARAR NO : 2012/14511
KARAR TARİHİ : 13.09.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 20/07/1992-30/08/1998 tarihleri arasında zorunlu SSK’lı çalışmaları dışında Tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, 506 sayılı Yasa’ya tabi çakışan zorunlu sigortalı çalışmaları haricinde 20.07.1992 tarihinden itibaren 30.08.1998 tarihine kadar Tarım … sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Somut olayda, davacının tarımsal faaliyeti nedeniyle 01.04.1987 tarihinde Tarım … sigortalısı olarak tescil edildiği, ancak aralıklı olarak 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olarak çalışmaya başladığı, bu nedenle davalı Kurumca 19.07.1992 arihi itibariyle Tarım … sigortalılığının sona erdirildiği ve SSK’lı çalışmasının sona erdiği tarihi izleyen 01.09.1998 tarihi itibariyle yeniden tescil edildiği, davacının 29.06.1987 ile 30.01.2002 tarihleri arasında her yıl prim ödemesinin bulunduğu dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Dairemizin ve giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşleri, Tarım … sigortalısının kısa süreli olarak SSK’na tabi çalışmasının tarım faaliyetinin devamına engel olmayacağı ve dolayısıyla bu hizmetler dışında tarım faaliyetinin kanıtlanması durumunda sigortalılığın devam ettiğinin kabulü gerekeceği yönündedir.
Mahkemece, davacının nizalı dönemde her yıl prim ödemesinin bulunduğu ve kısa süreli olarak SSK’na tabi çalışmasının tarım faaliyetinin devamına engel olmayacağı, ayrıca 05.05.2011 tarihinde süresi içinde 6111 sayılı Yasa’dan yararlanmak için başvuruda bulunduğu gözetilerek istemin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
13.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.