YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9531
KARAR NO : 2012/9884
KARAR TARİHİ : 31.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, ödenen maluliyet aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptaliyle, aylığın ödenmesine devam edilmesine, ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin yetki yönünden reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacıya bağlanan ölüm aylığının davalı Kurum tarafından iptaline ilişkin işlemin iptal edilmesi, ölüm aylığının davacıya ödenmesine devam edilmesi, 23/02/2006 tarihinden bugüne kadar hesaplanacak birikmiş aylığın yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, dava dilekçesinin yetki yönünden reddine, karar kesinleştiğinde ve istem halinde dosyanın yetkili Ankara İş Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Davalı Kurum vekili süresi içinde yetki itirazında bulunmuştur.
Uyuşmazlık, yöntemince yapılan yetki itirazı sonucu, yetkili mahkemenin belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.Bu yönüyle davanın yasal dayanağı, belirgin olarak 5521 sayılı yasanın 5.maddesidir.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 5. maddesinde “İş Mahkemelerinde açılacak her dava, açıldığı tarihte dava olunanın Türk Medeni Kanunu gereğince ikâmetgahı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği gibi işçinin işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede de bakılabilir. Bunlara aykırı sözleşmeler muteber sayılmaz” hükmü öngörülmüştür.
Öte yandan 5521 sayılı Yasa’nın 15. maddesinde ise bu Kanunda sarahat bulunmayan hallerde Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerinin uygulanacağı bildirilmiştir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 447/2.maddesine göre “Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18.6.1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır” hükmü gereğince uyuşmazlığın 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 5. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yetkiye ilişkin hükümleri doğrultusunda çözüme kavuşturulması gerekir.
Genel yetki kuralı dışında düzenleme öngörülmemiş olması karşısında, 6100 sayılı HMK’da yer verilen özel yetkiye ilişkin düzenlemelerin İş Mahkemelerinin yetkisinin belirlenmesinde dikkate alınması gerekmektedir.
HMK’nın 14/1. maddesi uyarınca “Bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda, o şubenin bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir.”
Gerçekten davalı Kurumun şubesinin bulunması şartıyla ve o şubenin yapmış olduğu işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, şubenin bulunduğu yer mahkemeleri yetkili olacaktır. Bu husus Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.04.2008 tarih ve 2008/10-329-334 Esas- Karar sayılı kararında belirtilmiştir.
HMK’nın 7.maddesine göre “Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır. Birden fazla davalının bulunduğu hâllerde, davanın, davalılardan birini sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı, deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme, ilgili davalının itirazı üzerine, onun hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verir.”
Somut olayda, davacıya babasının ölümü nedeniyle bağlanan ölüm aylığının iptali ile yersiz ödemelerin iadesi kararını veren Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü Emeklilik İşlemleri Daire Başkanlığı ise de bu kararı uygulayan ve Pülümür ilçesinde ikamet eden davacıya tebliğ eden Tunceli SGK İl Müdürlüğü’dür. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.04.2008 tarih ve 2008/10-329-334 Esas-Karar sayılı kararında belirtildiği üzere şubenin bulunduğu yer yetkisi o şubenin yaptığı işlemlerden, davacıya ait işlemlerin yürütülmesinden doğan uyuşmazlıklarda geçerli olup Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü Emeklilik İşlemleri Daire Başkanlığı’nın ölüm aylığının iptali işlemlerinin Tunceli SGK İl Müdürlüğünce yürütülmesinden doğan uyuşmazlıklarda Tunceli İş Mahkemesi yetkili olup mahkemece işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 31/05/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.